Yorulmadan Yattığı Yerde Para Kazanmaya Çalışanların İşlerine Gelmeyen Acımasız Gerçekler

Mustafa Kemal ATATÜRK ‘ün “Türk milleti zekidir, Türk milleti çalışkandır” konuşmalarını hemen hemen hepimiz duymuşuzdur. Bu cümledeki “Türk milleti çalışkandır” meselesi doğrudur. Ancak son dönemlerde maalesef geçerliliğini yitirme konusunda hızla ilerlemektedir. Herkes kısa yoldan zengin olmanın, yattığı yerden para kazanmanın peşindedir. Teorik olarak böyle bir şey mümkün değildir. Bunun istisnası; lotodan totodan para çıkması gibi durumlarda olabilir. Kaldı ki; hepimiz her yıl haberlerde piyango talihlilerinin ne durumlarda olduğuna dair haberleri sürekli okumaktayız. Anlayacağınız bu paralardan da hayır gelmemektedir. Tam da  bu konulara paralel olarak bugünkü yazımızı; yattığı yerden para kazanmak isteyen kişilere, biraz olsun meselenin gerçekliğini ortaya koyabilmek için kaleme aldık.

Size ilk olarak iyi bilinen bir atasözünü hatırlatarak başlayacağız. Bedava peynir sadece fare kapanında olur… Evet hayatta para kazanmak, zengin olmak öyle basit bir iş değildir. Çok zengin olan iş adamlarının hayatlarını kurcaladığımızda çoğunun çok zorluklar ve mücadelelerden sonra şimdiki konumlarına geldiğini göreceksiniz. Onun için maalesef çalışmadan zengin olmak az önce de söylediğimiz üzere doğru yollarla teknik olarak mümkün değildir. Böyle zengin olan birisini görürseniz aklınıza soru işaretlerinin gelmesi gayet normaldir.

Yattığı yerden para kazanabilmesi için bir insanın ya gayrimenkul geliri olmalıdır, ya da daha önceden yapmış olduğu birikimleri bir şekilde yatırım yoluyla değerlendirmelidir. Kaldı ki; birikmiş parasını borsada değerlendirmek ve para kazanmak isteyen insanlar bile bu parayı yattığı yerden kazanamaz. Çünkü bu işlerde takip gerektirir, emek ister, dışarıdan gözüktüğü kadar kolay değildir. Yapacağınız yanlış bir hamle bırakın para kazanmayı sizlere para bile kaybettirebilir.

Bir kişinin çalışkan olması çok önemlidir. Çünkü tembellik insanı hataya sürükleyecektir. Kolay para kazanmaya itecektir. Bu defa işin içine illegal yöntemler girecek ve eninde sonunda da bunun karşılığı olarak kişi kendini hakim karşısında bulacaktır. İnsanın alının teri ve helal kazanç gibisi yoktur. Müslüman bir toplum olduğumuzu her yerde bas bas bağırırken; rızkı verenin Allah olduğunu, Allah ‘ın bizlere çalışmayı ve helal yoldan hayatımızı idâme ettirmeyi emrettiğini unutuyoruz. Sonuç itibariyle bu dünyada ölüm vardır ve bizlerde rızkımızı kesildiğinde bu ölümü tadacağız. Onun için iki günlük dünya hayatı için suç işlemeye, haram para yemeye, olmadık yollardan para kazanmaya ve bu yollardan zengin olmaya gerek yoktur.

Çalışan demir ışıldar diye atalarımız çok doğru söylemişlerdir. Çalışma hayatının içerisinde olan bizler; yıllık izinlerimizi kullandığımızda bile can sıkıntısını daha çok yaşarız. Çünkü insan çalışmak, helal yoldan hayatını kazanmak, ailesine bakmak fıtratı üzere yaratılmıştır.

Çok zengin olan insanların çocuklarının hayatlarına baktığımızda; genelleme yapmadan, bir bölümünün sadece baba parası yediğini, ancak hayat namına bir şey öğrenemediğini hatta belki de mutsuz olduklarını bile söyleyebiliriz.

Sözün özü; millet olarak, aile olarak, bir anne ve baba olarak ihtiyacımız olan tek şey çok çalışmaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir