4G ihalesi 26 mayıs’da

İhaleye girmek isteyen telekomünikasyon şirketleri, 20 Mayıs’tan itibaren tekliflerini vermeye başlayacak ve 26 Mayıs Salı günü saat 09.30’a kadar bu süreç devam edecek. Teklif verme süresi hiçbir şekilde değiştirilemeyecek. İhale sonunda kazanan firmalara yapılacak yetkilendirme, 30 Nisan 2029’a kadar geçerli olacak. İhaleden elde edilecek 2.2 milyar Euro’luk asgari bedele yüzde 18’lik KDV de eklendiğinde kamunun ihaleden elde edeceği gelir toplamı 2.7 milyar Euro’ya ulaşacak. BTK’nın dün Resmi Gazete’de yayınlanan ihale ilanına göre, ihalede 800, 900, 1800, 2100 ve 2600 MHz frekansları için toplam 20 ayrı bant genişliğinde satış yapılacak. Toplam bant genişliği 390,4 MHz olacak. İhalenin toplam asgari bedeli ise 2 milyar 298 milyon 67 bin 661 Euro olarak hesaplanıyor. İhale sonucunda 800 MHz, 900 MHz, 1800 MHz ve 2100 MHz frekans bantlarında en fazla 3 işletmeci, 2600 MHz frekans bandında ise en fazla 4 işletmeci yetkilendirilecek.

ŞARTNAME BEDELİ 50 BİN TL

İhale şartnamesi almak isteyenler, 50 bin TL karşılığında şartnameyi alabilecek. Kapalı teklifle başlayıp açık teklif usulüyle devam edecek ihale için geçici teminat oranları da frekans paketinin asgari değerinin yüzde 5’i olarak belirlendi. İhaleye girmek isteyen firmaların ödenmiş sermayesinin asgari 50 milyon TL düzeyinde olması gerekecek. Ayrıca ihaleye teklif veren bir isteklinin ortakları veya ortaklarının doğrudan veya dolaylı bir biçimde hisse sahibi oldukları ya da başka yollarla kontrolleri altında bulundurdukları şirketler ve iştirakleri de ihaleye katılamayacak.  Bu nitelikte bir firmanın ihaleyi kazandığı belirlenirse; yetkilendirme yapılmayacak.

 

Devam

Elektrikler nasıl gitmiş

ENERJİ Bakanı Taner Yıldız, 31 Mart günü ülke çapında yaşanan elektrik kesintilerinde ardı ardına yaşanan aksilikler zincirini tespit ettiklerini ancak bunları neyin tetiklediğini halen araştırdıklarını ve manipülasyon dahil her türlü olasılığın üzerinde durduklarını açıkladı. “Kesinti nereden kaynaklandı? Bunun teşhisini koyduk. Birer saniye arayla Atatürk Barajı’ndan, Çukurova Bölgesi’nden ve Elbistan’dan çıkan hatların kesildiğini görüyoruz. Çukurova bölgesinin izole bir yapı haline gelmesiyle beraber, batıdaki İzmir Aliağa bölgesindeki santrallerin peş peşe çıkması böyle bir çöküşün tetiklenmesine sebep oldu. Vakayı okuyoruz ama hangi sebeplerden olabileceği konusundaki araştırmalarımız devam ediyor” dedi.

SANİYELERLE ÇÖKTÜ
12. Petroleum Fuarı’nda, 31 Mart Salı günü yaşanan elektrik kesintileriyle ilgili bilgi veren Taner Yıldız, şöyle konuştu: “Bir kısım olasılıklar var. 1 dakika 60 saniye, 1 saat 3600 saniye, 1 günde 86 bin 400 saniye var. Üç tane olumsuzluğun aynı ana rast gelebilmesinin ihtimali normalde 86 bin 400’de bir. TEİAŞ’ta 33 yıl çalışan 5 ayrı kişi ile görüştüm, ilk defa böyle bir şeyle karşılaştıklarını söylediler. Bu teknik bir gerekçeyle olabilir ama 3 tane büyük arızanın ve üretim santrallerinin devreden çıkarak, sistemin daha hızlı bir şekilde çalışması ve 1’er saniye arayla, üç tane şebekenin iletim hattının devreden çıkmasını tetikleyen sebebin manipülasyon mu, teknik gerekçelerle mi olduğunu, bu kadar küçük bir ihtimalin gerçekleştiği mi, yoksa siber bir saldırıdan mı kaynaklandığını araştırıyoruz. Henüz bir şey söylemek için erken. Geriye dönük bütün detaylarına baktığımızda, bir iletim hattının Atatürk Barajı’ndan Yeşilhisar, onun üzerinden Konya’ya giden iletim hattından sonra, açan bir hattın, 17 salise sonra açtığını görüyoruz, yani saniyenin dilimlenmiş mertebelerinde, bunu çalışıyoruz. Bu süre içerisinde 10.36’da başlayan yapı, çok kısa saniyeler mertebesinde sistemin çökmesine sebep oldu.”

TEKNİK Mİ, MÜDAHALE Mİ
Böyle bir olasılığın şu ana kadar gerçekleşmediğine dikkat çeken Yıldız, “1999’da hepimizi derinden yaralayan depremle fiziken bir kısım çökmeler oldu, onu ayrı tutuyorum” dedi. Yıldız, kesintiyi tetikleyen sebebin ne olduğunu tespit etmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, “Aliağa bölgesinde birbirini ardı ardına tetikleyen yapının, frekansın düşmesiyle beraber olduğunu grafiklerle gözlemledik ama bunu tetikleyen sebebin ne olduğunu, bir müdahale mi, teknik gerekçelerle mi, yoksa bir manipülasyonla mı alakalı olduğu konusunda nihai cümleyi kullanmıyor, söylemiyoruz” dedi. Sistemin herhangi bir tehdit durumunda koruma altına alınmasına ilişkin çalıştıklarını da söyleyen Bakan Yıldız, “Buna ‘siber saldırı’ demem için, ‘bu sistemin, bu arzın tetiklenmesine sebep budur’ demem için şu an erken. Bu ihtimal haricinde değil” dedi. Yıldız, “Vatandaşlarımızın ve bütün kesimlerimizin bundan tabii ki tesir altında kaldığını biliyorum. Bütün kurumlarımız ve sistem adına bunun bir kez daha tekrarlanmayacağını inşallah, bunla alakalı çalışmalarımızın devam ettiğini söylemem lazım” dedi.

Saniye saniye ÇÖKÜŞ

İzini sürdüğümüz kesinti, bir kaç iletim bölgesinde hat arızasının birbirine yakın zamanlarda gerçekleşmesi sonucu hatların kesilmesiyle birlikte, fazla üretimin alternatif hatlara yüklenmesi ve frekans dengesizliğine sebep olması; bunun üzerine baz yük santrallerinin devreden çıkması sonucunda gerçekleşti. İşte saniye saniye kesintiye giden olaylar zinciri:
* 31 Mart 2015 Salı Günü saat 10:36’dan itibaren ülke sathında yaşanan genel elektrik kesintisi, birkaç arıza ve aksaklığın peş peşe ve/veya aynı anda yaşanması sonucunda gerçekleşti.
* Kesinti, bir kaç iletim bölgesinde hat arızasının birbirine yakın zamanlarda gerçekleşmesi sonucu hatların açılması yanında fazla üretimin alternatif hatlara yüklenmesi ile frekans dengesizliğine sebep olması ve bunun üzerine baz yük santrallerinin devreden çıkması sonucunda gerçekleşti.
* 400 kV gücündeki Kurşunlu-Osmanca hattı, Sincan–Elbistan-B, Atatürk HES-Yeşilhisar Güney hattı, Seydişehir-Adana EİH hatları birbirini takiben kesilerek yaklaşık 5 bin 100 MW üretimi ve 2 bin 600 MW tüketimi olan Çukurova Bölgesi sistemden izole oldu.
* Sistemde bu tür üretim kayıpları durumunda sistem emniyetini sağlamaya yönelik otomatik yük atma sistemleri bulunuyor. Sistemde otomatik yük atma işlemi sonucu 5 bin MW’lık tüketim devre dışı bırakıldı.
* Ancak bu esnada sistemdeki santrallerin bir bölümü yükümlü oldukları teknik karakteristiklere uygun tepki veremeyerek, 48-48.5 Hz frekans aralığında devre dışı oldu. Bu durumda tasarlanmış üretim-tüketim denge planının dışında bir sistem koşulu oluşurken, frekans da 47,50 Hz’in altına düştü.
* Bütün santrallerin bu frekansı algılayarak servis harici olmalarıyla saat 10:36:20’de sistem oturması yaşandı.
* Elektrik sistemi saat 14:00 itibariyle yüzde 50, 16:30 itibariyle yüzde 80-90 civarında beslenmeye başlandı. Bütün sistem saat 20:00 itibariyle enerjilendirildi.
* Elektrik uzmanları, iletim sistemlerinde böylesine genel bir kesintinin yaşanma ihtimalinin oldukça küçük olduğunu ancak “ihtimal dışı” olmadığını vurgularken, “Ancak bu ihtimalin varlığı kesintinin nedenlerinin doğru tespit edilmesine engel oluşturmaz” diyor.
* Bütün iletim sistemin çok kısa bir süre ile olsa dahi devreden çıkması sonrasında yeniden toparlanması ve ayağa kaldırılmasının son derece teknik ve zaman alıcı bir süreç olduğunu dile getiren yetkililer, iletim sistemi devreden çıktığı andan itibaren kriz masasının devreye girerek, sistemin yeniden senkron bir şekilde çalıştırılması için çok yoğun çaba sarf edildiğini aktarıyor.
* Yetkililer, Türkiye’nin ENTSO-E üyesi olarak Avrupa’dan elektrik alıp sattığına işaret ederek,
“Kesinti ile birlikte frekans düşmesi yaşandığı için Avrupa ile enterkonneksiyonumuz bir süreliğine kesildi. Sistemin senkron hale getirilmesi sürecinde ilk olarak devreye alınan hatlardan biri Avrupa enterkonneksiyonu oldu” bilgisini veriyor.
* Edinilen bilgilere göre, TEİAŞ 53 bin 700 km iletim hattı toplam gücü 126 bin MVA trafo kapasitesiyle santral kurulu gücü 70 bin MW olan elektrik güç sistemini işletiyor.

merdil@hurriyet.com.tr

Devam

Mega Holdings hakkında savcılığın soruşturma yürüttüğü ortaya çıktı

İlk kez Hürriyet Dünyası’nın geçtiğimiz yıl başında gündeme getirdiği Mega Holdings ile ilgili yeni bilgilere ulaşıldı. Bir tür ‘saadet zinciri’ olarak görülen ve web sitesi satışı ile yeni üye yapılan sistem ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca bir soruşturmanın yürütüldüğü öğrenildi. Savcılık talimatı ile harekete geçen İstanbul Mali Suçlar ve Suç Gelirleriyle Mücadele Şube Müdürlüğü, sisteme binlerce kinin üye yapıldığını ortaya koydu.

POLİS DE VAR İTFAİYECİ DE
Web sitesi satışı yapılarak yeni üyelerin kazandırıldığı sisteme üniversite öğrencilerinin yanı sıra, asker, polis, hemşire ve avukatların da dahil edildiği anlaşıldı. Edinilen bilgilere göre sisteme üye olan polis sayısı 100’ü buluyor. Bir bölümü  İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli polislerden bazıları yüksek gelir elde eden ‘lider’ grup arasında yer alıyor. Derinleştirilen soruşturma sürecinde bazı polislerin, şirketin yurtdışı etkinliklerine de katıldığı belirlendi.

DOSYADA 160 KİŞİ ‘ŞÜPHELİ’
Hong Kong merkezli Mega Holdings’e bağlı İstanbul’da kurulu Mega Bilişim Ağ Pazarlama ve İnternet Hizmetleri isimli şirketi üzerinde çalışmalarını yoğunlaştıran Mali Şube ekiplerinin yürüttükleri çalışmalar kapsamında 160 kadar kişinin ismi şüpheli olarak dosyaya girdi. Şüpheliler arasında şirket ortakları ve sigortalı çalışan olarak görünen isimlerden Mesut Öpengin, İran asıllı Hossein Khezrzadeh, Mahmut Yaman, K. Enes Olğun, Mahmut İnan, M. Selma Olğun, Fatih Yazıcı, Dr. Şeref Menteşe, Akşemsettin Kocabaş, Erhan Baş gibi ‘lider’ konumdaki isimler bulunuyor.


Müfettiş raporuna göre, törenlerde dağıtılan hediye çekleri gerçeği yansıtmıyor.

ODUN HERİF’E TEHDİT İDDİSI
Yürütülen soruşturma kapsamında 100’e yakın kişi de ‘mağdur’ olarak ifade verdi. Mali Şube ekiplerinin tanık olarak ifadesini aldığı isimler arasında 1,8 milyon aşkın takipçisi bulunan Twitter fenomeni Odun Herif’in de bulunduğu öğrenildi. Odun Herif’in Mega Holdings sistemi ile ilgili yaptığı paylaşımlar sonrası tehdit edildiği kaydedildi. Öte yandan Beşiktaş’ın ünlü bir futbolcusunun da önümüzdeki günlerde ‘mağdur’ olarak ifadesine başvurulacağı öğrenildi.

YAPILAN NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK’
Savcılığın soruşturma dosyasının önemli belgeleri arasında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müfettişinin hazırladığı 64 sayfalık bir rapor da bulunuyor. Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi Şakir Engin Yüksel’in hazırladığı raporda,  Mega Holdings’in faaliyetlerinin Türk Ceza Kanununa göre ‘nitelikli dolandırıcılık’ olduğu kaydedildi.

 
‘EN ALTTAKİLER KAYBETMEYE MAHÛM’
Raporda özetle, piramit satış sisteminin belirgin özelliklerinin görüldüğü belirtilerek “Üye kayıtları doygunluğa ulaşılınca ani düşüş yaşanacak. Bu durumda sisteme en son giren en az yüzde 71,8’i parasal olarak kaybedecek. İnsanlara, zenginlik, hiç çalışmama gibi gerçekçi olmayan vaatlerde bulunuluyor. Sistem, üye gençler üzerinde yürütülen psikolojik algı yöntemi üzerinden sürdürülüyor. Yapılan törenlerde ödül dağıtılan hediye çekleri gerçeği yansıtmıyor.  Satıla ürün sanal bir ürün olan web sayfası ürünü pazardaki benzerleri ile karşılaştırıldığında daha pahalı. Ürün (web sitesi) yapılan üye kaydı için tamamen bir araç olarak kullanılıyor. Sürdürülebilir bir işletme modeli değil. Piramidin el alt katmanındakiler her zaman kaybetmeye mahkûm” denildi.


Mesut Öpengin ve Hossein Khezrzadeh (solda) savcılık dosyasında şüpheliler arasında yer alıyor.

‘PARA TRANSFERLERİ ŞÜPHELİ’
Soruşturma dosyasına bir Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunun da girdiği anlaşıldı. Raporda, bir dizi şüpheli para transferlerinin yapıldığına işaret edildi. Raporda yer alan bilgilere göre, 1 0cak-27 Ocak 2014 arası dönemde şirket hesabına 1649 para yatırma işlemi yapıldı. Toplam işlem tutarı ise 4 milyon 272 bin 304 TL olarak belirlendi. Yine anılan dönemde, şirketin Hong Kong’daki merkezine ise 2 milyon 658 bin 950 dolar para transfer edildi.

 
Mega Holdings’in Türkiye’deki faaliyetlerini ilk kez Hürriyet gündeme getirdi.

dgokce@hurriyet.com.tr

Devam