Merkez Bankası faize dokunmadı

merkez bankası piyasa oyuncularının merakla beklediği Nisan ayı faiz kararını açıkladı.   

MB, faize beklendiği gibi dokunmadı. 

KARAR GELDİ DOLAR HAREKETLENDİ

 Banka, faizin alt ve üst koridorlarına da müdahale etmedi.         

Şu anda politika faizi yüzde 7,50 seviyesinde bulunuyor.     

Faizin üst bandı yüzde 10,75, alt bandı yüzde 7,25 düzeyinde.    

ZORUNLU KARŞILIKLARA MÜDAHALE  

Faize dokunmayan Merkez Bankası, Türk Lirası zorunlu karşılıklarına ödenen faiz oranında 50 baz puan artırıma gitti.

Uygulamanın 8 Mayıs tesis döneminden itibaren başlayacağı belirtildi.  

DÖVİZ REPO FAİZİNDE İNDİRİM

Bankaların TCMB’den alabilecekleri 1 hafta vadeli döviz repolarının faiz oranları 24 Nisan’dan itibaren dolar için yüzde 4,5’ten yüzde 4’e, Euro için yüzde 2,5’ten yüzde 2’ye indirildi.

Merkez Bankası’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara ödenen faiz oranlarında 50 baz puan artırıma gidilmesi uygun görülmüştür.
Uygulamaya 8 Mayıs 2015 tesis döneminden itibaren başlanacaktır. Uygulama esasları 21 Ekim 2014 tarihli basın duyurusunda açıklanan şekliyle devam edecektir” denildi.

 DOKTOR KIYAMET’TEN BAŞÇI’YA ÖVGÜ

İSTİSNAİ GÜNLER DEVREYE GİREBİLİR 

Hurriyet.com.tr’ye konuşan Terafx Piyasa Analisti Serdar Özdemir, “Burada daha önce sinyalleri verilen kararların devreye girdiğini görüyoruz. Daha önce verilen sinyallerin hayata geçirilmesi olarak değerlendirilmesi, bunu iki kararın alınası, sözün devam ettirilmesi açısından önemli ancak bu iki karar çok fazla etkili olacak diye düşünülemeyebilir. Seçim öncesinde faizde değişikliğe gitmemesi beklenen bir şeydi. Bu iki karara ek olarak en son Euro krizinde görülen istisnai günler devreye girebilir. Ancak istisnai günler de Türk Lirası açısından kazanım sağlamamıştı” dedi.

MERKEZ AÇIKLAMASINI DEĞİŞTİRMEDİ    

Merkez Bankası’ndan yapılan yazılı açıklamada “Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızları makul düzeylerde seyretmektedir. Dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyri cari dengedeki iyileşmeyi desteklemektedir. Dış talep zayıf seyrini korurken iç talep büyümeye ılımlı düzeyde katkı vermektedir. Kurul, açıklanan yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirmektedir. Uygulanan temkinli para ve maliye politikaları ile alınan makroihtiyati önlemler enflasyonu, özellikle enerji ve gıda dışı (çekirdek) enflasyon göstergelerini olumlu yönde etkilemektedir. Öte yandan küresel piyasalardaki belirsizlikler ve gıda fiyatlarındaki artışlar para politikasındaki temkinli yaklaşımın sürdürülmesini gerektirmektedir. Bu doğrultuda Kurul, faiz oranlarının sabit tutulmasına karar vermiştir. Ayrıca, Türk lirası zorunlu karşılıklara ödenen faiz oranlarında ölçülü bir artışa gidilmesinin ve döviz depo piyasası faiz oranlarında ölçülü bir indirim yapılmasının finansal istikrarı destekleyeceği değerlendirilmiştir” denildi.

FAİZ 6 AYIN ZİRVESİNDE
Gösterge iki yıllık tahvilde bileşik faiz Merkez Bankası’nın likidite adımlarını daha da belirginleştireceği beklentisiyle yaklaşık 6 ay sonra çift haneye çıktı

 

Devam

Babacan: Merkez Bankası yakından takip edilmeli

IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları ve G20 oturumları kapsamında ABD’nin başkenti Washington’da bulunan Babacan, temaslarının ardından AA ve TRT’nin sorularını yanıtladı.  

Türk ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Babacan, TL’deki değer kaybına ilişkin bir soru üzerine, şunları söyledi:

BAŞÇI’DAN ENFLASYON AÇIKLAMASI

HERKES MERKEZ BANKASI’NI DİNLEMELİ       

“Benden, 12,5 yıllık iktidarlık dönemimizde kurlarla alakalı bir açıklama duymadınız. Çünkü, serbest kur rejimi uyguluyoruz. Ama ben hep şuna da vurgu yapıyorum: Eğer, kurlarla ilgili dikkat edilmesi gereken bir açıklama varsa, o da Merkez Bankamızın yaptığı açıklamalardır ve açıklamalarından öte Merkez Bankamızın yaptıklarıdır. Serbest kur rejimi uyguluyoruz, ancak kurdan enflasyona geçişgenlik olduğu için merkez bankası tabii ki kur konusunda kayıtsız kalmıyor, kalamıyor. Ben, herkese, Merkez Bankamızın dediklerini ve yaptıkları yakından takip etmesi tavsiye ediyorum.”

Babacan, IMF ve Dünya Bankası’nın Türkiye’nin büyüme tahminlerini aşağı çekmesine yönelik olarak ise bu kuruluşların sürekli güncellenen beklentilerini belirlemekte farklı yöntem ve kriterler kullandığına işaret ederken, “Bizim de kendi iç tahminlerimiz, çalışmalarımız var. Biliyorsunuz, orta vadeli programda bu yıl büyümenin yüzde 4 olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiğimizi söylemiştik. İlk çeyrek sonuçlarını 10 Haziran’da alacağız. İlk çeyrek sonuçları çıkmadan, yılın tümüyle ilgili tahminlerimiz konusunda herhangi bir revizyona gitmek istemiyoruz” dedi.


Babacan, dünya ekonomisi ve Türkiye’yi çevreleyen bölgenin “enteresan” dönemden geçmesinin büyümeye ilişkin projeksiyonları zorlaştırdığını dile getirdi.

CARİ AÇIK YÜZDE 4’LÜ RAKAMLARI GÖREBİLİR
Babacan, petrol fiyatlarının Türk ekonomisine etkilerine yönelik başka soru üzerine, varil başına 40 dolara kadar inerek dibi gören petrol fiyatlarının son zamanlarda 60 dolara kadar yükseldiğine dikkati çekerek, petrol fiyatlarındaki bu sert dalgalanmaların da tahmin konusundaki belirsizliği artırdığını söyledi.

Buna karşın, enerji fiyatlarındaki düşüşün küresel ekonomiye net etkisinin olumlu olduğunu belirten Babacan, “Petrol fiyatları, eğer düşük seviyelerde kalmaya devam ederse, bizim bu yılki cari açığımız uzun bir zamandan sonra yüzde 4’lü rakamları görebilir” öngörüsünde bulundu.

Petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki olumlu etkilerinin de görülmeye başlandığını dile getiren Babacan, artan gıda fiyatlarınınsa bu etkiyi zayıflattığını kaydetti.

Babacan, yılın ikinci yarısının ekonomik bakımdan çok önemli olacağını vurgularken, “İkinci yarıda, yağış bolluğu ve inşallah ürün bolluğu sebebiyle, gıda fiyatları makul seviyede giderse, bu enflasyon konusunda bize hiç kuşkusuz daha olumlu bir tablo getirebilir” değerlendirmesini yaptı.

Babacan, Türkiye’nin ihracat pazarlarını zamanında çeşitlendirmiş olmasının ekonomiye hala büyük destek sağladığını belirtirken, Kuzey ve Latin Amerika ile Afrika’ya yapılan ihracatın arttığını bildirdi.

Devam

CHP seçim bildirgesini açıkladı, ekonomik vaatler dikkat çekti

Bildirgede ekonomiyi ilgilendiren önemli vaatler yer aldı. CHP’nin, ailelere ilişkin seçim vaatleri arasında en çok dikkat çekeni, hanelere yönelik kira ve fatura desteği sözü oldu.

KILIÇDAROĞLU KONUŞUYOR / CANLI

Cumhuriyet Halk Partisi bugün seçim bildirgesini açıkladı.   

Bildirgede önemli ekonomik detaylar dikkat çekti. 

CHP bildirgesine göre, hanelere 360 TL kira ve fatura desteği gelecek.      

16,7 milyon kişi ve 3,5 milyon haneye sosyal destek verilecek ve kadınlara 400 lira kreş desteği sağlanacak.      

CHP bildirgesine göre, askerdeki gençlere de 360 lira destek verilecek.      

Buna ek olarak öğrencilere çantalar, kalemler, kitaplar ve defterler devletten verilecek.   

CHP TOPLANTISINDAN NOTLAR

ASGARİ ÜCRET VE EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 1500 TL’YE ÇIKACAK

Sadece asgari ücret değil, en düşük emekli maaşı da 1500 TL olacak emeklilere, dini bayramlarda birer maaş ikramiye geliyor emeklilere de banka promosyonunun önü açılacak emeklilikte yaşa takılanların sorunları çözülecek.

Emeklilere yönelik diğer detaylarsa şöyle:

* Emeklilere, her iki dini bayramda, birer maaş ikramiye verilecek
* Emekli maaşları ile çalışan maaşları arasındaki “uçurum” kapanacak
* Emekli maaşları, gıda fiyat artışına ve refah payı artışına bağlı olarak yükselecek
* Bakıma muhtaç emekliler ve yakınlarının sağlık, barınma ve beslenme ihtiyaçları karşılanacak
* Bankalara emeklilere, kamu çalışanları ile aynı oranda promosyon ödeyecek
* Emeklilere uygun fiyatla gezi ve tatil olanağı sağlanacak
* Emekliler arasındaki eşitsizliği giderecek adil bir intibak yasası çıkarılacak
* Emeklilikte yaşa takılanların sorunları çözülecek
* Emekliden alınan muayene ve katılım payı kalkacak
* Çalışan emeklilerden kesilen sosyal güvenlik destek primi kalkacak 

CHP SEÇİM BİLDİRGESİNİ AÇIKLADI / FOTO GALERİ

HANELERE KİRA VE FATURA DESTEĞİ

CHP’nin, ailelere ilişkin seçim vaatleri arasında en çok dikkat çekeni, hanelere yönelik kira ve fatura desteği sözü oldu.

Ailelere ilişkin CHP’nin vaatleri şöyle;

* Hanelere, 360 TL’ye kadar kira ve fatura desteği sağlanacak
* Sosyal destekler iki katına çıkacak, yardım çeşitleri artacak. 
* 5 milyon yurttaş sosyal yardım kapsamına alınacak
* Hiçbir hanenin geliri 720 TL’nin altında olmayacak
* 16, 7 milyon kişi ve 3.75 haneye sosyal destek sağlanacak
* Yoksul yetişkinlere 240 TL’ye kadar muhtaçlık desteği verilecek
* Engellilere, 400 ile 600 TL arasına destek sağlanacak
* Kadınlara 400 TL kreş desteği gelecek
* 3,2 milyon yurttaş ücretsiz Genel Sağlık Sigortası kapsamına alınacak
* Askerdeki gençlere, 360 TL destek sağlanacak
* Yaşlılara üç ayda bir 900 TL yaşlılık desteği verilecek
* Çocuk destekleri gebelikle birlikte başlayacak
* Aile sigortası ödemeleri kadınların hesabına yatırılacak
* Öğrencilere her ders yılı başında eğitim araç gereç desteği verilecek
* Kronik hastalığı bulunan vatandaşlara ‘engelli desteği’ düzeyinde, destek sağlanacak

SURİYELİ ESNAFA DA VERGİ GELİYOR

Esnafa ödediği vergi kadar sıfır faizli kredi Suriyeli esnafa vergi geliyor, Türk vatandaşı esnafa karşı haksız rekabeti bitirilerek esnaf bakanlığı kurulacak

CHP’nin esnaflara ilişkin seçim vaatleri arasında öne çıkan başlık, tüm esnaflara her yıl ödediği kadar faizsiz kredi verilmesi oldu.

CHP’nin esnafa yönelik vaatleri şöyle:

* Kira, araç gideri gibi işyeri masrafları vergiden düşürülecek
* AVM ve hipermarketlere, küçük esnaf korunacak
* Esnafa, ödediği vergi ve prim miktarı kadar sıfır faizli kredi kullandırılacak
* Belediyelerin esnafla rekabet etmesi önlenecek
* Prim borcu olan esnaf da sağlık hizmetlerinden yararlanacak
* Esnaf diğer çalışanlarla aynı sürede emekli olabilecek ve aynı haklardan yararlanacak
* Esnafa stratejik destek sağlanacak
* Haksız rekabete yol açan, Suriyeli göçmenlerin vergiden ve yasal yükümlülüklerden muaf iş yapmaları önlenecek
* Esnaf Bakanlığı kurulacak

ÇİFTÇİLERE MAZOT 1,5 TL

Konuşmasında doğrudan çiftçilere seslenen Kılıçdaroğlu, “Sana mazotu 1,5 liradan vereceğim.  Ürün alım fiyatı  bir yıl önce belirlenecek. Eğer çiftçi üretseydi SOMA olmayacaktı, Ermenek olmayacaktı, eğer çiftçi üretseydi onların çocukları yetim kalmayacaktı” dedi.

TAŞERONLAR KADROYA

Kılıçdaroğlu daha önce de sık sık telaffuz ettiği taşeron işçilerle ilgili vaadini seçim bildirgesinde de yineledi. Kılıçdaroğlu konuşmasında, “Taşeron işçilerin tamamını kadrolu olarak işe alacağız. Sözüm söz taşeron işçi kavramı kalmayacak. Tamamınızı kadrolu olarak işe başlatacağız. CHP iktidarında çağdaş köleliğe izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

ZORUNLU EĞİTİM 13 YIL OLACAK

CHP’nin eğitim konusundaki seçim vaatleri arasında, öne çıkan zorunlu eğitimin 13 yıla çıkarılması ve halen uygulanmakta olan 4+4+4 eğitim sisteminden vazgeçilmesi olacak.

Eğitimle ilgili öne çıkan detaylar şu şekilde:

* 4+4+4 eğitim sisteminden vazgeçilecek, bunun yerine 1+8+4 sistemi gelecek
* Tam gün eğitim sistemine geçilecek, tüm öğrencilere sıcak öğle yemeği verilecek
* Yoksul öğrencilere zorunlu eğitim süresince aylık 240 TL’ye kadar eğitim desteği gelecek
* Halen uygulanmakta olan temel eğitimin 60 ayda başlaması uygulanması, 72 aya çıkarılacak. Çocuklar temel eğitime 7 yaşında başlayacak
* Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi seçmeli olacak
* Meslek liselerine sınavsız girilebilecek
* Mesleki lisesinden mezun olanlar, kendi mesleklerindeki üniversitelere sınavsız girebilecek
* Temel eğitimde okulların kendi bütçeleri olacak

EVİ OLMAYANLARA DESTEK

Evi olmayıp da ev almak isteyenlere, yaşı ve geliri ne olursa olsun, ev almaları için aylık 277 TL ev kredisi desteği sağlanacak

zgurcanli@hurriyet.com.tr; ayayp@hurriyet.com.tr

Devam

Emekli vekillere 740 TL zam

Ayrıca, TBMM Genel Kurulu’nda gider ayak yasalaşan torba tasarılarla, milletvekilleri ve yüksek bürokratların maaşlarının 1000 lira azalması da önlendi. Vekillere bazı yeni sosyal haklar getiren, kırmızı pasaport olanağı ve protokol düzenlemeleri içeren teklif, tüm kulis çalışmalarına rağmen yasalaştırılamadı. Geri adım atılmasında milletvekillerinin “Meclis kapanırken yine kendileri için yasa çıkardılar haberleri yapılacak. Seçim meydanlarında bunu halka anlatamayız. Bu düzenleme 6 ay beklesin, Ekim’de yasalaştırırız” değerlendirmesi etkili oldu.

ÖNEMLİ ARTIŞ

Ancak, Meclis’in son haftalardaki çalışmasında vekiller için dolaylı sonuç doğuracak çalışmalar da yapıldı. 2015 Bütçe Yasası’yla Cumhurbaşkanlığı bütçesine yapılan yüzde 9.2’lik artışın, maaş artışları Cumhurbaşkanlığı bütçesine endeksli olan emekli milletvekillerine de şimdiye kadar görülen en yüksek maaş artışını getirdiği ortaya çıktı. Buna göre, artıştan yararlanma oranları bir süre önce yüzde 32’den yüzde 45’e çıkartılan emekli miletvekillerinin maaşında önemli bir artış oldu.

MAAŞ 7 BİN 500 TL OLDU

Ocak ayında emekli milletvekillerinin maaş zammı 740 lira oldu. Artışla, emekli milletvekillerinin maaşı, 7 bin 500 liraya çıktı. Emekli vekillerin maaş artışları, yılda bir kez cumhurbaşkanının bütçesine bağlı olarak yapılıyor. Halen milletvekilleri aylık 14 bin 500 lira maaş alıyorlar. Eğer milletvekili aynı zamanda emekliyse maaşı 22 bin liraya ulaşıyor.
Mart ayının son haftası yasalaşan torba tasarıda, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği sözleşmeli müsteşalarla ilgili düzenleme yapıldı. Düzenlemeyle, kadro karşılığı sözleşmeli olarak istihdam edilen Başbakanlık Müsteşarı’nın sözleşme ücreti ile ikramiyelerinin herhangi bir değişiklik yapılmaksızın kanunla düzenlenmesi sağlandı. Buna göre, müsteşara 56 bin 400 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık ücret ödenecek. Ocak, nisan, haziran, temmuz, ekim ve aralık aylarında birer aylık ücreti tutarında ikramiye verilecek. Bu düzenlemenin yapılmaması durumunda, başbakanlık müsteşarı ve ona endeksli maaş alan milletvekillerinin maaşlarında bin liralık bir azalma yaşanacağı ortaya çıkmıştı.

Devam

Brifing’de neler oldu.

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan özellikle bu yılın başından itibaren her geçen gün sertleşen tonda eleştirdiği merkez bankası Başkanı Erdem Başçı ile dün bir araya geldi. Yaklaşık 2.5 saat süren görüşmede Başçı 130 sayfalık bir sunum yaptı. Sunumda, eleştirilerin odağı olan piyasa faizlerini düşürmenin yolu için 4 koşul sıralandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada ise toplantıda hem Erdoğan’ın faizle ilgili hassasiyetini dile getirdiği hem de mevcut güven ve istikrar ortamının korunması gerektiği belirtildi. Gün boyu toplantıyı sakin bekleyen dolar kuru toplantı sonucuna da tepki vermedi. Uluslararası piyasalarda dolar kuru toplantı başlama saati 18’deki seviyesi olan 2.61 lira civarında kaldı.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yapılan 130 sayfalık sunumu bu linkten indirebilirsiniz.

YİĞİT BULUT DA KATILDI

Başçı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’la görüşmesi resmi programda saat 16.45 olarak görünürken Erdoğan’ın programının uzaması nedeniyle görüşme 1 saat 15 dakika gecikmeyle saat 18.00 civarında başladı. Görüşmede, Babacan ve Başçı’nın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlarından Yiğit Bulut ve Cemil Ertem de bulundu.

Merkez’e bağımsızlık vurgusu

FAİZ HASSASİYETİ

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Babacan ve Başçı’yı kabul ettiği ve ekonomik gelişmelerle ilgili bilgi alındığı belirtildi. Görüşmede küresel piyasalardaki gelişmeler ve bunların etkilerinin değerlendirildiği kaydedilen açıklamaya şöyle devam edildi:
“Türkiye’de ekonominin temellerinin son derece sağlam olduğuna işaret edilen görüşmede, güçlü ve dengeli büyüme hedefleri doğrultusunda uygulanmakta olan politikalar, Sayın Cumhurbaşkanımızın faiz ve üretime yönelik hassasiyetleri üzerinde durulmuştur. Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda mevcut güven ve istikrar ortamının titizlikle muhafaza edilmesi gerektiğinin altı çizilmiştir. Tüm ekonomik birimler tarafindan, sürecin yakından izlendiği, gerekli tedbirlerin alınmakta olduğu ifade edilmiştir.”

Kamu bankaları faiz indirsin

‘FAİZLER NASIL DÜŞER’

Başçı’nın gerek Meclis’te milletvekillerine gerekse Bakanlar Kurulu ve ekonomistlere yaptığı teknik sunumları normalde 70-80 sayfa arasında değişiyorken Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 130 sayfalık sunum yaptı. Başçı sunumunun 24. sayfasında, “Piyasa faizlerini düşürmenin yolu” başlığı altında ise yol haritasını verdi. Başçı, piyasa faizlerini düşürmenin yolunu, “İstikrar ve güven artırıcı adımlar, mali disiplin (kamu borç yükünün hafifletilmesi), fiyat istikrarına odaklı bir para politikası duruşu ve bu yolla enflasyon beklentileri ve enflasyon risk primi düşeceğinden piyasa faizleri kademeli olarak düşebilir” olarak sıraladı.

TL değer kaybeder

SUNUMDA para politikası ve kur konusunda para politikasının gelecekte gevşeme ihtimali halinde yerli paranın değer kaybedeceği de vurgulandı. Para politikasının gelecekte sıkıştırılması ihtimalinin ise yerli paranın değer kazanmasına neden olacağı kaydedildi. Yerli paranın değer kaybetmesinin ise ithal mal fiyatları kanalından enflasyonda yükselişe yol açacağı vurgulandı. Sunumda enflasyon ve faiz oranları Arjantin, Rusya ve Yunanistan ile kıyaslandı. Arjantin’de piyasa faizinin yüzde 22.74, politika faizinin yüzde 22.9, Rusya’da piyasa faizinin yüzde 13.88, politika faizinin yüzde 15 olduğu, Yunanistan da ise piyasa faizinin yüzde 9.57, politika faizinin ise Avrupa Merkez Bankası’nın tespiti ile yüzde 0.05 olduğu kaydedildi.

Yatırımlar nasıl gelir

BAŞÇI ayrıca sunumda piyasa faizini belirleyen unsurları da şöyle sıraladı: “Risk primi, beklenen denge reel faizi, beklenen enflasyon” Yatırımlar ile ilgili de bilgi veren Başçı, yatırımların politika faizi dışındaki belirleyicileri başlığı altında, “Yapısal reformlar tasarrufları, geleceğe ilişkin güveni ve istikrarı daha da artıracaktır. Bu yolla yatırım eğiliminde ilave bir artış sağlanabilecektir” dedi.

Başçı’nın sunum sırası piyasaya – Uğur GÜRSES – ANALİZ
Merkez Bankası bu sabah parasal sıkılaştırmaya başlarsa, anlayacağız ki dün durumun vahametini ortaya koyarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ikna etmiş ve normalleşme yoluna girilmiş demek olacak. Ancak toplantı sonrası Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamanın içeriği, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pozisyonunu koruduğu sinyalini veriyor. Dün Başçı’nın yaptığı sunuma bakınca, dünkü toplantı tek kelimeyle ‘kurs’ olmuş. Çünkü Merkez Bankası’nın 70-80 sayfalık klasik sunumlarına 50 sayfalık bir ön ek yapıldığı dikkat çekiyor. Bu ön ekte, Merkez Bankası faizlerinin; piyasa faizleri, kredi faizleri ve yatırımlarla arasındaki ilişki anlatılmış. Parasal aktarım mekanizmasının nasıl çalıştığı, döviz kurlarıyla ve enflasyon bağlantısı tane tane anlatılmış. Para politikasında gevşeme ihtimalinin yerli parada değer kaybına yol açtığı, bunun da ithal mallar kanalıyla fiyat artışlarına yol açtığı gösterilmiş. Özeti şu; Merkez Bankası uyguladığı politikalarla beklenen enflasyonu aşağı çekemezse, politikacının etki alanındaki risk primini aşağı çekilemezse asıl belirleyici parametre olan piyasa faizini aşağı çekemezsiniz. Şu soru yanıtını bilmiyoruz; son iki ayda faiz indirimi ve faiz baskısı yüksek kura getirdi de, buradan çıkış nasıl olacak? Merkez Bankası bugünden itibaren sıkılaşma başlatarak döviz kurunu sakinleştirebilecek mi? Banka sunumda anlattığı ‘temel felsefesini’ arzu ettiği araçları kullanarak pratiğe geçirebilecek mi?

ERDOĞAN REKTÖRLERLE BİR ARAYA GELDİ

 

Devam

Dolar fırladı

AYLARDIR Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile merkez bankası arasında süren ‘faiz indirimi’ tartışması nedeniyle rekor üstüne rekor kıran doları dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile ABD dönüşü oturup konuşacağız” sözleri sert bir şekilde düşürdü. Güne 2.6169 seviyelerinden başlayan dolar Erdoğan’ın görüşmeye olumlu yanıt verdiğini açıklamasıyla 2.5730 liraya kadar geriledi. Ama bu olumlu hava ABD’den gelen beklentinin üzerinde tarım dışı istihdam verileri ile dağıldı. Açıklamadan önce 2.5770 lira olan dolar veriyle birlikte önce 2.6203 liraya ardından yeni tarihi zirve 2.6461 liraya fırladı. Yeni rekora rağmen Merkez Bankası günlük rutinini değiştirmedi ve döviz ihalesinde 60 milyon dolar sattı.

İŞSİZLİK 6.5 YILIN EN DÜŞÜĞÜ

ABD’de tarım dışı istihdamda şubatta 295 bin artarak 240 bin seviyesindeki beklentileri aştı. İşsizlik oranı ise yüzde 5.5 ile 6.5 yılın en düşük seviyesine indi. Tüm bu veriler Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) haziran ayında faiz artışını değerlendirebileceği beklentisini kuvvetlendirdi. Ve ABD’deki beklentinin üzerindeki iyileşme Türk Lirası için felaket oldu. Hızla yükselen dolar rekor üstüne rekor kırdı.
Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olumlu açıklamaları doların ateşini azaltmıştı. Erdoğan son dönemde kurda yaşanan dalgalanmada ‘faiz lobisinin’ çalışmasının olduğunu belirterek, Babacan ve Başçı ile Babacan’ın ABD’den dönüşü sonrasında görüşeceğini söyledi. Erdoğan, “Her şeyden önce şu anda dolar, Euro, faiz bunları etraflıca ele aldığımızda karşımıza çıkan durum şudur: Bir defa burada faiz lobisinin malum bir çalışması var ama şu son gelişmeler tamamıyla bir dolar Euro arasındaki parite konusudur” dedi.

‘YAYA KALABİLİRLER’

Erdoğan, şunları söyledi: “Merkez Bankası Başkanı ve Başbakan Yardımcısının, her ikisinin de konuyla ilgili talepleri var. ABD dönüşü kendileri ile de oturup değerlendirmeyi yapacağız, konuşacağız, gelecekle ilgili neler yapılabilir yapılamaz, belirlenmiş bir tarih şu anda yok.” Kurda bir spekülasyon yapıldığını da söyleyen Erdoğan, “Ben şunu açık ve net söyleyeyim, şu anda özellikle faiz lobisi veya dolara aşırı derecede yatırım yapanlar yaya kalabilirler” dedi.

 

Devam

BDDK’dan flaş Bank Asya kararı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bank asya’da Kaynak Holding’in kontrol gücüne sahip olduğu Sürat Basım Yayın ile Forum İnşaat’a ait A grubu hisselerin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verdi.

BANK ASYA’DA İPLER TMSF’DE

BDDK’dan KAP’a yapılan açıklamada kararın, “Asya Katılım Bankası’nda A grubu nitelikli paya sahip, Sürat Basım Yayın ile Forum İnşaat’ta kontrol gücünü elinde bulunduran Kaynak Holding’in hisselerinin tümünün Hollanda’da mukim bir özel limited şirket olarak 16.01.2015 tarihinde kurulan INL Partners B.V. şirketine devir işleminin 29.11.2012 tarihli ve 5054 sayılı Kurul kararına aykırı şekilde izin alınmaksızın yapılması nedeniyle, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 18. Maddesinin yedinci fıkrası hükmüne istinaden” alındığı belirtildi.

‘BDDK’YA BAŞVURDUK’
Kaynak Holding 25 Şubat’ta INL’ye hisse devri hakkında Kaynak Holding Hukuk Koordinatörü Avukat Hürol Karadaş vasıtasıyla bir açıklama yaptı. Söz konusu açıklamada hisse devrinin BDDK’ya bildirim yapılarak gerçekleştirildiği belirtildi.

Bank Asya’nın 19 Kasım’da yayımladığı dokuz aylık faaliyet raporuna göre, 900 milyon lira sermayesi bulunan bankada Sürat Basım’ın yüzde 2.7, Forum İnşaat’ın yüzde 3.85 payı bulunuyor.

İşte 30 Eylül 20014 itibariyle Bank Asya’nın ortaklık yapısı

KAP’ta yer alan bilgilere göre Kaynak Holding’in ise bankada dolaylı yoldan yüzde 6.47 payı bulunuyor.

Bankanın hisselerinin yüzde 40’ı yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerini aday gösterme hakkı olan imtiyazlı A grubu hisselerden oluşuyor. Ancak faaliyet raporunda Sürat Basım veya Forum İnşaat’ın elindeki payların ne kadarının A grubu hisse olduğu belirtilmiş değil.

BDDK’nın Şubat başında Bank Asya’nın imtiyazlı hisselerinin ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanımına karar vermesinin ardından bankanın yönetim kuruluna dokuz kişi atanmıştı.

SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?

Kaynak Holding 16.01.2015 tarihinde Hollanda merkezli INL Partners şirketini kurdu ve hisselerini bu şirkete devretti.

Konuyla ilgili olarak basında çıkan haberlerin ardından Kaynak Holding bir açıklamada bulundu ve hisse devrinin BDDK’ya bildirildiğini açıkladı.

BDDK kendisinden izin alınmadan hisse devri yapıldığı gerekçesiyle Kaynak Holding’in elinde bulundurduğu Bank Asya hisselerine TMSF aracılığı ile el konmasına karar verdi.

Devam

Erdoğan’dan Babacan ve Başçı’ya; ‘Kendinize çeki düzen verin’

Geçtiğimiz cuma günü, ‘Yüksek faiz vatan hainliğidir’ diyerek merkez bankası Başkanı Erdem Başçı’ya yönelik eleştirilerinin dozunu artıran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Suudi Suudi Arabistan’a giderken uçakta da gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtladı.  Erdoğan, faiz tartışmalarında sert biçimde yüklendiği Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın geçirdiği rahatsızlık sorusuna ise  “Gecikmeli olarak Başçı’ya ‘Geçmiş olsun’ dilelerim” cevabını verdi. Erdoğan, ekonomiye ilişkin sorulan sorulara şunları söyledi:

DOLAR 2.52’Yİ AŞARAK TARİHİ REKORUNU KIRDI

PARALEL YAPI YOKTUR
* Faiz tartışması sürüyor, Merkez Bankası’nda sizce paralel yapı bağlantısı mı var?
Merkez Bankası’ndaki arkadaşlarımızın paralel yapıyla ilişkili olduklarına doğrusu ihtimal vermiyorum. Alt takımlarda bu tip insanlar var mıdır, yok mudur? Bunların incelemesini yaptık, yapıyoruz. Fakat üst makamda, karar alma mekanizmasındaki arkadaşlar için böyle bir şey söylemem. Böyle bir şey buraların bağımsızlık noktasındaki ilkeleriyle de çelişir. Ben Cumhurbaşkanı olarak eleştirimi yaparım, yapabilirim. Buna kimsenin de müdahale etme yetkisi yok. Ortada bir gerçek var, faizler düşmezse yatırıma şiddetle ihtiyacı olan Türkiye, yatırım yapamaz. Nitekim bakın şu anda özel sektörün yatırım noktasında ciddi bir yatırım zaafı var. Yatırım yarışı yok, bir duraklama içindeyiz. Bizim burada hızlanmamız gerekiyor. Ekonomik krizin dünyada olduğu bir dönemde biz bir şeye çok dikkat ettik. Neydi o? Yatırımları hiç kesmedik, eleştiri de aldı ama biz hiç hız kesmedik. Faizler düşerse bu yatırımlar devam eder.

BU DA BENİM TEZİM
*Merkez Bankası Başkanı ile çağırıp konuşmak yerine kamuoyu önünde tartışmasanız diye bir görüş var. Ne dersiniz bu eleştirilere?
Bu arkadaşı çağırıp konuşmadığımı kim söylüyor? Bugünlerde yine bir talebi var, çağırıp konuşacağız tabii. Ama onun bağlı olduğu Sayın Bakan’la (Ali Babacan) bunu konuştuk. Ama bakıyorum ki aynı durumdalar. Şimdi burada bu uyarılar yapıldığı halde artık biraz kendine çeki düzen ver. Bakın çok ilginçtir Başçı ne dedi, ‘Ayın 4’ünde Para Kurulu’nu toplayıp faizin düşüşünü gözden geçireceğiz.’ Ne oldu, bir gün kala vazgeçti. Neymiş, enflasyonda beklenen düşüş olmamış. Birileri çıkıp farklı şeyler söylüyor. Ben de farklı şeyler söylüyorum. Ben mecbur muyum birilerinin söylediğini söylemeye? Ben diyorum ki faiz sebeptir enflasyon da neticedir. Bu da benim tezim. O ise enflasyon sebeptir, faiz neticedir diyor. Nereye bağlıyor, enflasyona bağlıyor. Eğer enflasyon düşerse faizi düşürecekmiş. Bu demek senin yanlış yolda olduğunun alametidir… Bu milletle, girişimciyle, yatırımcıyla dalga geçmenin anlamı yok.

Laf yetiştireceğine kur için tedbir alsın

“Merkez Bankası sadece benim görevim enflasyon ve fiyat istikrarı derse, bir defa kendi görevini anlayamamış demektir” diye konuşan Erdoğan, Merkez Bankası’nın istikrar, büyüme ve kur hareketlerini takip etmek durumunda olduğunu söyledi. Erdoğan şöyle devam etti: “Ama sen sene içinde 3-4 kere enflasyonu revize etmeye kalkarsan burada bir yerde su kaçağı var demektir. Ama sen ne yapıyorsun, Cumhurbaşkanı’na ve aleyhte konuşanlara laf yetiştiriyorsun. Yarın kur yine sıçradı diyecekler, tamam da tedbiri al. Bu konuda Merkez hassas ve tedbirli olmak zorundadır. Bu işi Batılı güçlerin verdiği kararlara göre hareket etmekle sürdüremez, faiz lobisinin verdiği talimatlarla hareket edemez. Faiz lobisi alkışlıyor diye bir karar alamazsınız. Amerika’nın Japonya’nın Avrupa’nın faiz oranları ortadadır. Bütün bunlar ortadayken bize ne oluyor, bu kadar yüksek faiz? Eğer komisyonları falan katarsak, 14-15’lerin bile üzerine tırmanıyor.

Gecikmeli geçmiş olsun

* Merkez Bankası Başkanı bir rahatsızlık geçirdi, aradınız mı ya da geçmiş olsun demeyi düşünür müsünüz?
Rahatsız olduğunu duymadım. Böyle bir rahatsızlık geçirdiyse şimdiden gecikmeli de olsa ‘geçmiş olsun’ derim. Onu oraya getiren, onayını veren benim, büyük umutlarla oraya getirdik. Ama bu benim kendi görüşlerimi söylemeyeceğim anlamına gelmez.

‘Merkez’de değişim için çalışmak isterim

* Dünyadaki diğer merkez bankaları ne yapıyor? Enflasyonla mücadele ederler mi mesela?
Dünyadaki diğer merkez bankaları enflasyonla mücadele verir. Ama enflasyonla mücadelede, büyüme noktasında, kur düzeni konusunda gövdesini ortaya koyar. Ama bizdeki kaçıyor.
* Merkez Bankası ile ilgili mevzuat değişebilir mi?
Şimdi o artık hükümetle ilgili bir konu. Hükümet bir adım atarsa ki biz de bazı şeyler söyleriz. Ben de birikimimle müşterek bir çalışma içinde olmak isterim.

 

Devam