Fitch’ten Türk şirketlerine uyarı

Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da (EMEA) faaliyet gösteren şirketlerin ekonomik görünümü hakkında hazırlanan raporda, söz konusu bölgedeki şirketler için bu yıl ana makro riskleri “yavaşlayan büyüme, gelişmekte olan ülke kurlarındaki oynaklık ve euro bölgesindeki deflasyon sürecinin uzaması olasılığı” olarak niteledi.

Raporda döviz kurunda baskı oluşan bir senaryo göz önüne alındığında Türk şirketlerinin en yüksek risk altında bulunan şirketler olacağı belirtilerek, “(bu durum) görece yüksek döviz cinsi borçlanma ve korunma (hedge) araçlarını kullanmamalarından kaynaklanmaktadır, ancak genel olarak bakıldığında gelişmekte olan ülke piyasalarında geniş çaplı finansal baskı olasılığının… düşük olduğunu düşünüyoruz” denildi.

NAKİT AKIŞLARINDA İYİLEŞME

Yayımlanan rapora göre Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da faaliyet gösteren şirketlerden geniş yelpazede üretim yapanlar ve otomotiv sektöründekilerin nakit akışlarında en belirgin iyileşmenin gerçekleşeceği, elektrik dağıtım şirketlerinin ise düşük enerji fiyatları nedeniyle baskı altında kalacağı tahmin ediliyor.

Devam

Tekstilbank satışı onaylandı.

GSD Holding’in Kamuyu Aydınlatma Platfornmu’na yaptığı açıklamada, “Şirketimiz’in Tekstil Bankası A.Ş.’nde sahip olduğu yüzde 75.50’lik payının, Industrial and Commercial Bank of China Limited (ICBC)’e satışı işlemine, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından onay verildi. 29 Nisan 2014 tarihli hisse alım satım sözleşmesinde öngörülen olağan prosedürlerin tamamlanmasını takiben işlem kapanışı gerçekleştirilecek” denildi.

GSD Holding, Tekstilbank’taki yüzde 75.5 hissesinin tamamını 669 milyon liraya Çin’in en büyük dört bankasından biri olan ICBC’ye satmak için sözleşmeyi geçen yıl Nisan ayında imzalamıştı.

Devam

Elektrikler nasıl gitmiş

ENERJİ Bakanı Taner Yıldız, 31 Mart günü ülke çapında yaşanan elektrik kesintilerinde ardı ardına yaşanan aksilikler zincirini tespit ettiklerini ancak bunları neyin tetiklediğini halen araştırdıklarını ve manipülasyon dahil her türlü olasılığın üzerinde durduklarını açıkladı. “Kesinti nereden kaynaklandı? Bunun teşhisini koyduk. Birer saniye arayla Atatürk Barajı’ndan, Çukurova Bölgesi’nden ve Elbistan’dan çıkan hatların kesildiğini görüyoruz. Çukurova bölgesinin izole bir yapı haline gelmesiyle beraber, batıdaki İzmir Aliağa bölgesindeki santrallerin peş peşe çıkması böyle bir çöküşün tetiklenmesine sebep oldu. Vakayı okuyoruz ama hangi sebeplerden olabileceği konusundaki araştırmalarımız devam ediyor” dedi.

SANİYELERLE ÇÖKTÜ
12. Petroleum Fuarı’nda, 31 Mart Salı günü yaşanan elektrik kesintileriyle ilgili bilgi veren Taner Yıldız, şöyle konuştu: “Bir kısım olasılıklar var. 1 dakika 60 saniye, 1 saat 3600 saniye, 1 günde 86 bin 400 saniye var. Üç tane olumsuzluğun aynı ana rast gelebilmesinin ihtimali normalde 86 bin 400’de bir. TEİAŞ’ta 33 yıl çalışan 5 ayrı kişi ile görüştüm, ilk defa böyle bir şeyle karşılaştıklarını söylediler. Bu teknik bir gerekçeyle olabilir ama 3 tane büyük arızanın ve üretim santrallerinin devreden çıkarak, sistemin daha hızlı bir şekilde çalışması ve 1’er saniye arayla, üç tane şebekenin iletim hattının devreden çıkmasını tetikleyen sebebin manipülasyon mu, teknik gerekçelerle mi olduğunu, bu kadar küçük bir ihtimalin gerçekleştiği mi, yoksa siber bir saldırıdan mı kaynaklandığını araştırıyoruz. Henüz bir şey söylemek için erken. Geriye dönük bütün detaylarına baktığımızda, bir iletim hattının Atatürk Barajı’ndan Yeşilhisar, onun üzerinden Konya’ya giden iletim hattından sonra, açan bir hattın, 17 salise sonra açtığını görüyoruz, yani saniyenin dilimlenmiş mertebelerinde, bunu çalışıyoruz. Bu süre içerisinde 10.36’da başlayan yapı, çok kısa saniyeler mertebesinde sistemin çökmesine sebep oldu.”

TEKNİK Mİ, MÜDAHALE Mİ
Böyle bir olasılığın şu ana kadar gerçekleşmediğine dikkat çeken Yıldız, “1999’da hepimizi derinden yaralayan depremle fiziken bir kısım çökmeler oldu, onu ayrı tutuyorum” dedi. Yıldız, kesintiyi tetikleyen sebebin ne olduğunu tespit etmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, “Aliağa bölgesinde birbirini ardı ardına tetikleyen yapının, frekansın düşmesiyle beraber olduğunu grafiklerle gözlemledik ama bunu tetikleyen sebebin ne olduğunu, bir müdahale mi, teknik gerekçelerle mi, yoksa bir manipülasyonla mı alakalı olduğu konusunda nihai cümleyi kullanmıyor, söylemiyoruz” dedi. Sistemin herhangi bir tehdit durumunda koruma altına alınmasına ilişkin çalıştıklarını da söyleyen Bakan Yıldız, “Buna ‘siber saldırı’ demem için, ‘bu sistemin, bu arzın tetiklenmesine sebep budur’ demem için şu an erken. Bu ihtimal haricinde değil” dedi. Yıldız, “Vatandaşlarımızın ve bütün kesimlerimizin bundan tabii ki tesir altında kaldığını biliyorum. Bütün kurumlarımız ve sistem adına bunun bir kez daha tekrarlanmayacağını inşallah, bunla alakalı çalışmalarımızın devam ettiğini söylemem lazım” dedi.

Saniye saniye ÇÖKÜŞ

İzini sürdüğümüz kesinti, bir kaç iletim bölgesinde hat arızasının birbirine yakın zamanlarda gerçekleşmesi sonucu hatların kesilmesiyle birlikte, fazla üretimin alternatif hatlara yüklenmesi ve frekans dengesizliğine sebep olması; bunun üzerine baz yük santrallerinin devreden çıkması sonucunda gerçekleşti. İşte saniye saniye kesintiye giden olaylar zinciri:
* 31 Mart 2015 Salı Günü saat 10:36’dan itibaren ülke sathında yaşanan genel elektrik kesintisi, birkaç arıza ve aksaklığın peş peşe ve/veya aynı anda yaşanması sonucunda gerçekleşti.
* Kesinti, bir kaç iletim bölgesinde hat arızasının birbirine yakın zamanlarda gerçekleşmesi sonucu hatların açılması yanında fazla üretimin alternatif hatlara yüklenmesi ile frekans dengesizliğine sebep olması ve bunun üzerine baz yük santrallerinin devreden çıkması sonucunda gerçekleşti.
* 400 kV gücündeki Kurşunlu-Osmanca hattı, Sincan–Elbistan-B, Atatürk HES-Yeşilhisar Güney hattı, Seydişehir-Adana EİH hatları birbirini takiben kesilerek yaklaşık 5 bin 100 MW üretimi ve 2 bin 600 MW tüketimi olan Çukurova Bölgesi sistemden izole oldu.
* Sistemde bu tür üretim kayıpları durumunda sistem emniyetini sağlamaya yönelik otomatik yük atma sistemleri bulunuyor. Sistemde otomatik yük atma işlemi sonucu 5 bin MW’lık tüketim devre dışı bırakıldı.
* Ancak bu esnada sistemdeki santrallerin bir bölümü yükümlü oldukları teknik karakteristiklere uygun tepki veremeyerek, 48-48.5 Hz frekans aralığında devre dışı oldu. Bu durumda tasarlanmış üretim-tüketim denge planının dışında bir sistem koşulu oluşurken, frekans da 47,50 Hz’in altına düştü.
* Bütün santrallerin bu frekansı algılayarak servis harici olmalarıyla saat 10:36:20’de sistem oturması yaşandı.
* Elektrik sistemi saat 14:00 itibariyle yüzde 50, 16:30 itibariyle yüzde 80-90 civarında beslenmeye başlandı. Bütün sistem saat 20:00 itibariyle enerjilendirildi.
* Elektrik uzmanları, iletim sistemlerinde böylesine genel bir kesintinin yaşanma ihtimalinin oldukça küçük olduğunu ancak “ihtimal dışı” olmadığını vurgularken, “Ancak bu ihtimalin varlığı kesintinin nedenlerinin doğru tespit edilmesine engel oluşturmaz” diyor.
* Bütün iletim sistemin çok kısa bir süre ile olsa dahi devreden çıkması sonrasında yeniden toparlanması ve ayağa kaldırılmasının son derece teknik ve zaman alıcı bir süreç olduğunu dile getiren yetkililer, iletim sistemi devreden çıktığı andan itibaren kriz masasının devreye girerek, sistemin yeniden senkron bir şekilde çalıştırılması için çok yoğun çaba sarf edildiğini aktarıyor.
* Yetkililer, Türkiye’nin ENTSO-E üyesi olarak Avrupa’dan elektrik alıp sattığına işaret ederek,
“Kesinti ile birlikte frekans düşmesi yaşandığı için Avrupa ile enterkonneksiyonumuz bir süreliğine kesildi. Sistemin senkron hale getirilmesi sürecinde ilk olarak devreye alınan hatlardan biri Avrupa enterkonneksiyonu oldu” bilgisini veriyor.
* Edinilen bilgilere göre, TEİAŞ 53 bin 700 km iletim hattı toplam gücü 126 bin MVA trafo kapasitesiyle santral kurulu gücü 70 bin MW olan elektrik güç sistemini işletiyor.

merdil@hurriyet.com.tr

Devam

Rus turistlere indirim hemde 300 dolar

Rusya’da önde gelen tur operatörlerinin açıklamasına göre Türkiye’deki oteller önümüzdeki yaz sezonu için Rus vatandaşlarına yüzde 20-30 indirim yapmaya başladı.
İnterfaks ajansına fiyat konusunda açıklama yapan Rus tur operatörleri, “En önemli destinasyonlarda beklediğimiz fiyat indirimi şekillenmeye başladı. 2014 yılına kıyasla şimdiki fiyatlar dolar bazında yüzde 15-20 civarında düştü. Rusya’dan iki kişilik bir ailenin haftalık tatil turu fiyat ortalaması 1147 dolar olarak gerçekleşmeye başladı. Geçen yıl bu rakam 1473 dolar civarındaydı” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE BELİRLEYECEK

Rus turistlere en kapsamlı fiyat indiriminin Türkiye’den değil, Karadağ’dan geldiğini söyleyen Rusya’daki ‘TUI-Rossia’ operatörü, “Rus vatandaşlarına önümüzdeki yaz sezonu en ciddi indirimi yüzde 40 ile eski Yugoslavya Cumhuriyeti Karadağ yapmaya başladı. İkinci sırayı yüzde 34.8 ile Bulgaristan izliyor. Yunanistan’ın indirimi yüzde 30. En popüler destinasyon Türkiye’nin indirimi ise yüzde 29 civarında gerçekleşiyor” açıklamasını yaptı. Rusya’da dış turizm piyasasının bu yıl sonuç olarak yine de iki ülke Türkiye ve Mısır tarafından belirleneceğini dile getiren TezTour Genel Müdürü Vladimir Kaganer ise “Sezon yaklaştıkça fiyat indirimi tablosu da ortaya çıkmaya başladı. 2015 yılında dış turizmin nasıl gelişeceğini Türkiye ve Mısır’ın tavrı belirleyecek. Türkiye şu anda yüzde 20, Mısır ise yüzde 15 civarında indirim uygulamaya başladı” dedi.

TATİL SAYISI DÜŞECEK

Turizm durum değerlendirmesinde Rus vatandaşlarının kitlesel olarak yurt dışı turlarından vazgeçmeyecekleri tezi de işlenerek, “Geçtiğimiz yıl vatandaşlarımız yaz döneminde ikişer, hatta üç kez tatil yapıyordu. Bu yıl iki yerine bir tur alacak. Belki de bu turun süresi daha uzun olacak. Geçtiğimiz yıllardan farklı olarak ayrıca 5 yıldızlı otel yerine daha alt kategorilerdeki tesisler seçilecek. Ancak Rusya’da yurt dışı turizminden kitlesel cayma beklentisi yersiz” görüşü savunuldu.

 

Devam

Fitch Türkiye’nin kredi notunu açıkladı.

Fitch Ratings’ten yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin kredi notunun “BBB-” ve not görünümünün “durağan” olarak korunduğu bildirildi.Açıklamada, düşen petrol fiyatlarının enflasyon ve cari açığın iyileşmesine katkıda bulunduğu, ancak Rusya, Ukrayna ve Orta Doğu’ya yapılan ihracatı olumsuz etkilediği ifade edildi.Türkiye’nin kamu finansmanının güçlü olmayı sürdürdüğü belirtilen açıklamada, Haziran ayındaki seçimler öncesinde herhangi bir finansal kayma riski görülmediği kaydedildi.

Fitch, ayrıca bankacılık sektörünün bank asya’ya ilişkin gelişmelerden etkilenmediği ve iyi durumda olduğu görüşünü paylaştı.

 “Cari açık yüzde 5,6’ya geriledi”

Öte yandan, ekonomik politikaya yönelik tartışmaların kamuya taşınmasının, yatırımcıların güvenini zedelediği ve döviz kurunda aşağı yönlü baskı oluşturduğu ileri sürülen açıklamada, Fitch’in şu tespitlerine yer verildi:

“Türkiye’nin ekonomisi dengelenme sinyalleri vermeye devam ediyor. Gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı 2013’deki yüzde 7,9 seviyesindeki cari açık, 2014’te yüzde 5,6’ya gerilerken, kredi büyümesi de son aylarda 2013’teki yüzde 25 seviyesinden yüzde 16-17 seviyelerine kadar düştü. Buna karşın, 2014’te yüzde 2,8’de kalan büyüme ve ekonomi politikasının geleceğine ilişkin gerilimler, cumhurbaşkanlığı seçiminin politik ve kadro istikrarına yönelik teminatını gölgeledi.”

Fitch’in enflasyon ve cari açığın yıl sonu itibariyle, sırasıyla yüzde 6 yüzde 5,1 seviyesine gerileyeceği öngörüsünü içeren metinde, Türkiye’nin düşük petrol fiyatlarından yararlanmaya devam edeceği dile getirildi.Fitch, büyümenin ise 2015 yılında yüzde 3,2’yi aşmayarak, orta vadeli ekonomik program çerçevesinde hedeflenen yüzde 5’in altında kalabileceği tahmininde bulundu.Bununla birlikte, Türkiye’deki politik tutarlılığının benzer reytinge sahip diğer ülkelerden daha zayıf olduğu değerlendirmesini yapan Fitch, ülkenin mali ölçütlerinin ise söz konusu ülkelere kıyasla daha iyi durumda olduğunu bildirdi.
Derecelendirme kuruluşu, Türkiye Cumhuriyet merkez bankası’na (TCMB) yönelik politik baskının, düşük petrol fiyatlarının cari açık üzerindeki yararlı etkisini maskelediğini savunurken, Türk lirasının 2015’in başından bu yana yüzde 10 değer kaybettiğine işaret etti.
Fitch Ratings, bu noktada, TCMB’nin en son toplantısında faiz oranını koruma kararı aldığını vurgulayarak, Banka’nın Şubat’ta yıllık yüzde 7,5 seviyesindeki yüksek enflasyon konusunda tedbirli davranmaya devam ettiğinin altını çizdi.

 “Not indirimi riski yok”

Açıklamada, görünümün “durağan” olarak korunmasına gerekçe olarak, Fitch Ratings’in not indirimine yol açabilecek herhangi bir gelişme beklememesi gösterildi.Buna karşın, politika güvenilirliğinde ortaya çıkabilecek aşınmaların, Türkiye’nin küresel yatırımcıların iştahında dalgalanma riskine yönelik tamponlarını zayıflattığı belirtildi.Fitch Ratings, diğer taraftan daha uyumlu ve öngörülebilir para politikasının enflasyonu düşürerek, Türkiye’nin notunu olumlu etkileyebileceği ifade ederken, yurt içi tasarrufları ve doğrudan yabancı yatırımı artıracak yapısal reformlarında kredi notu üzerinde benzer etkiye sahip olacağını bildirdi.

Devam

Dolar için kritik açıklama geldi.

ABD merkez bankası (Fed), politika faizini değiştirmedi, faiz artırıma ilişkin yönlendirmede kullanılan “sabırlı” ifadesini kaldırdı.
     
Fed’in para politikalarını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) bugün sona eren Mart ayı toplantısının sonuç bildirisi yayımlandı. Bildiriye göre, FOMC üyeleri “sabırlı” ifadesinin kaldırılmasına yönelik kararı oy birliğiyle aldı.
      
Söz konusu kararın, FOMC’nin faiz artışına ne zaman başlanacağına karar verdiği anlamına gelmeyeceği kaydedilen bildiride, “Komite, faiz artışına işgücü piyasasının daha fazla iyileşme gösterdiğinden ve enflasyonun yüzde 2 hedefine yaklaştığından emin olunduğunda başlanmasının uygun olacağını öngörüyor” ifadesine yer verildi.
      
Bildiride, ayrıca faiz artışına Nisan ayı toplantısıyla başlanmasının mümkün olmadığı belirtildi.
     
ABD ekonomisinin geçen Ocak ayında gerçekleştirilen son FOMC toplantısından bu yana yavaşlama gösterdiği ifade edilen bildiride, işgücü piyasasının ise güçlü istihdam artışı ve düşen işsizlik oranıyla iyileştiği aktarıldı.
      
Bildiride, enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin altında kalmaya devam ettiğine yer verilerek, gerileyen enerji fiyatlarının enflasyona etkisinin “geçici” olarak nitelendirilmesi dikkati çekti.

FOMC bildirisinde şu ifadeler yer aldı:
     
“Komite, kısa vadede daha da düşmesi beklenen enflasyonun işgücü piyasasındaki iyileşme ve enerji fiyatlarının geçici etkisinin kaybolmasıyla orta vadede yüzde 2 hedefine yaklaşacağına inanıyor. Komite enflasyona ilişkin gelişmeleri yakından takip etmeye devam edecek”.
     
Bildiride dikkati çeken bir başka nokta ise Fed başkanlarının yıl sonuna ilişkin federal fonlama oranı beklentisinin yüzde 1,125’ten yüzde 0,625’e indirilmesi oldu.
     

FED, BÜYÜME VE ENFLASYON TAHMİNLERİNİ AŞAĞI YÖNLÜ REVİZE ETTİ
      
ABD ekonomisine ilişkin beklentilerini de güncelleyen Fed, bu yılki  büyüme tahmini yüzde 2,3 ila 2,7 aralığına çekti.  Söz konusu büyüme tahmini,  geçen yılın Aralık ayında açıklanan raporda ise yüzde 2,6 ila yüzde 3 arasındaydı. Fed, ayrıca gelecek yıla ilişkin büyüme tahminlerini de yüzde 2,5 ila 3 aralığından, yüzde 2,3 ila 2,7 aralığına revize etti.
      
Fed’in enflasyon beklentileri de benzer şekilde aşağı çekildi. Bir önceki raporda enflasyonun bu yıl yüzde 1 ila 1,6 ve gelecek yıl yüzde 1,7 ila 2 aralığında seyredeceği tahmininde bulunan Fed, söz konusu tahminlerini sırasıyla yüzde 0,6 ila 0,8 ve yüzde 1,7 ila 1,9 aralığına düşürdü. Aralık 2014’te yüzde 1,5 ila 1,8 aralığında açıklanan 2015 yılı çekirdek enflasyon beklentisi de yüzde 1,3 ila 1,4 aralığına güncellendi.
     
Fed, öte yandan işsizlik oranına yönelik bu yıl için yüzde 5,0 ila 5,2 arasında büyüme tahmini ortaya koydu. Bu tahmin, önceki raporda yüzde 5,2 ila 5,3 aralığındaydı.
      
Fed Başkanı Janet Yellen, bu akşam yapacağı basın toplantısıyla FOMC kararlarını değerlendirecek.

Devam

Mega Holdings hakkında savcılığın soruşturma yürüttüğü ortaya çıktı

İlk kez Hürriyet Dünyası’nın geçtiğimiz yıl başında gündeme getirdiği Mega Holdings ile ilgili yeni bilgilere ulaşıldı. Bir tür ‘saadet zinciri’ olarak görülen ve web sitesi satışı ile yeni üye yapılan sistem ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca bir soruşturmanın yürütüldüğü öğrenildi. Savcılık talimatı ile harekete geçen İstanbul Mali Suçlar ve Suç Gelirleriyle Mücadele Şube Müdürlüğü, sisteme binlerce kinin üye yapıldığını ortaya koydu.

POLİS DE VAR İTFAİYECİ DE
Web sitesi satışı yapılarak yeni üyelerin kazandırıldığı sisteme üniversite öğrencilerinin yanı sıra, asker, polis, hemşire ve avukatların da dahil edildiği anlaşıldı. Edinilen bilgilere göre sisteme üye olan polis sayısı 100’ü buluyor. Bir bölümü  İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli polislerden bazıları yüksek gelir elde eden ‘lider’ grup arasında yer alıyor. Derinleştirilen soruşturma sürecinde bazı polislerin, şirketin yurtdışı etkinliklerine de katıldığı belirlendi.

DOSYADA 160 KİŞİ ‘ŞÜPHELİ’
Hong Kong merkezli Mega Holdings’e bağlı İstanbul’da kurulu Mega Bilişim Ağ Pazarlama ve İnternet Hizmetleri isimli şirketi üzerinde çalışmalarını yoğunlaştıran Mali Şube ekiplerinin yürüttükleri çalışmalar kapsamında 160 kadar kişinin ismi şüpheli olarak dosyaya girdi. Şüpheliler arasında şirket ortakları ve sigortalı çalışan olarak görünen isimlerden Mesut Öpengin, İran asıllı Hossein Khezrzadeh, Mahmut Yaman, K. Enes Olğun, Mahmut İnan, M. Selma Olğun, Fatih Yazıcı, Dr. Şeref Menteşe, Akşemsettin Kocabaş, Erhan Baş gibi ‘lider’ konumdaki isimler bulunuyor.


Müfettiş raporuna göre, törenlerde dağıtılan hediye çekleri gerçeği yansıtmıyor.

ODUN HERİF’E TEHDİT İDDİSI
Yürütülen soruşturma kapsamında 100’e yakın kişi de ‘mağdur’ olarak ifade verdi. Mali Şube ekiplerinin tanık olarak ifadesini aldığı isimler arasında 1,8 milyon aşkın takipçisi bulunan Twitter fenomeni Odun Herif’in de bulunduğu öğrenildi. Odun Herif’in Mega Holdings sistemi ile ilgili yaptığı paylaşımlar sonrası tehdit edildiği kaydedildi. Öte yandan Beşiktaş’ın ünlü bir futbolcusunun da önümüzdeki günlerde ‘mağdur’ olarak ifadesine başvurulacağı öğrenildi.

YAPILAN NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK’
Savcılığın soruşturma dosyasının önemli belgeleri arasında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müfettişinin hazırladığı 64 sayfalık bir rapor da bulunuyor. Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi Şakir Engin Yüksel’in hazırladığı raporda,  Mega Holdings’in faaliyetlerinin Türk Ceza Kanununa göre ‘nitelikli dolandırıcılık’ olduğu kaydedildi.

 
‘EN ALTTAKİLER KAYBETMEYE MAHÛM’
Raporda özetle, piramit satış sisteminin belirgin özelliklerinin görüldüğü belirtilerek “Üye kayıtları doygunluğa ulaşılınca ani düşüş yaşanacak. Bu durumda sisteme en son giren en az yüzde 71,8’i parasal olarak kaybedecek. İnsanlara, zenginlik, hiç çalışmama gibi gerçekçi olmayan vaatlerde bulunuluyor. Sistem, üye gençler üzerinde yürütülen psikolojik algı yöntemi üzerinden sürdürülüyor. Yapılan törenlerde ödül dağıtılan hediye çekleri gerçeği yansıtmıyor.  Satıla ürün sanal bir ürün olan web sayfası ürünü pazardaki benzerleri ile karşılaştırıldığında daha pahalı. Ürün (web sitesi) yapılan üye kaydı için tamamen bir araç olarak kullanılıyor. Sürdürülebilir bir işletme modeli değil. Piramidin el alt katmanındakiler her zaman kaybetmeye mahkûm” denildi.


Mesut Öpengin ve Hossein Khezrzadeh (solda) savcılık dosyasında şüpheliler arasında yer alıyor.

‘PARA TRANSFERLERİ ŞÜPHELİ’
Soruşturma dosyasına bir Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunun da girdiği anlaşıldı. Raporda, bir dizi şüpheli para transferlerinin yapıldığına işaret edildi. Raporda yer alan bilgilere göre, 1 0cak-27 Ocak 2014 arası dönemde şirket hesabına 1649 para yatırma işlemi yapıldı. Toplam işlem tutarı ise 4 milyon 272 bin 304 TL olarak belirlendi. Yine anılan dönemde, şirketin Hong Kong’daki merkezine ise 2 milyon 658 bin 950 dolar para transfer edildi.

 
Mega Holdings’in Türkiye’deki faaliyetlerini ilk kez Hürriyet gündeme getirdi.

dgokce@hurriyet.com.tr

Devam

Belirsizlik KOBİ’leri vuruyor

Maliyetleri bile çıkaramaz hale geldiğini belirten Önel, “ABD  ekonomisinde yaşanan istihdam ve ihracat artışındaki olumlu gelişmeler Amerikan merkez bankası’nı (FED) faizleri arttırmaya zorluyor. Son gelişmelerle hazirandan sonra büyük olasılıkla faiz artırım sürecine başlayacağı düşünülen FED, gelişmekte olan bizim gibi ülkelerin korkulu rüyası oldu” dedi.

Önel açıklamasının devamında “Güvenli liman olarak piyasadaki paranın çekileceği ve ABD gideceği beklentisi kırılgan beşli başta olmak üzere birçok ülkeyi tehdit ediyor. Diğer taraftan komşularımızda yaşanan gelişmelerin hâlâ somut olarak çözülememesi ve Mısır, Libya ve Rusya ile ilgili sıkıntılar başta ihracatçılarımız olmak üzere zincirleme olarak iç piyasamızı tehdit ediyor. TL’nin dolar karşısında değer kaybetmesine rağmen ihracatımızın yüzde 13 yakın azalması piyasamızı daralttığı gibi büyümemizi olumsuz engelliyor. Aynı zamanda enflasyona bağlı olarak satın alma gücü düşen tüketicimiz iç pazarda talebin düşmesine neden oldu. İç pazarda yaşanan talep daralması ve kurlarda yaşanan hesaplanamayan yükselişler piyasamızda sıkıntılara yol açıyor. Ocak ayından mart ayına reel anlamda yüzde 12 değer kaybeden TL,  dolar borcu olan esnafımıza ek maliyet getirdi”  şeklinde konuştu.

Piyasalar canlanabilir
Avrupa Merkez Bankası’nın piyasalara mart ayından itibaren 60 milyar dolar enjekte etmesinin özellikle Avrupa piyasasını canlandırabileceğini belirten İlker Önel, çözüm önerilerine ilişkin şunları söyledi: “Bu durumun ihracatımıza olumlu yansımaları olabilir. Aynı zamanda kurlarla ilgili olarak türev ve opsiyon piyasaları kullanılarak riskimizi azaltabiliriz. Olumsuz gelişmeleri piyasaları yakından takip ederek, sabırlı davranarak,  işimize konsantre olarak ve gelişmeleri olumlu yönden algılayarak hafifletebiliriz.”

 

Devam

GAP Eylem Planı 27 Milyar bütçe

BAŞBAKAN Başbakan Ahmet Davutoğlu dün Mardin’de yeni Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Eylem Planı’nı açıkladı. 2014-2018 tarihleri arasında plan döneminde bölgeye Merkezi Yönetim bütçesinden ekonomik kalkınmanın hızlandırılması için 1 milyar 628 milyon, sosyal gelişmenin güçlendirilmesi için 6 milyar 195 milyon, şehirlerde yaşanabilirliğin artırılması için 1 milyar 4 milyon, altyapının geliştirilmesi için 17 milyar 836 milyon ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi için 25 milyon lira olmak üzere toplam 26 milyar 688 milyon lira yatırım ödeneği ayrılacak. Yeni eylem planının anlatıldığı toplantıda konuşan Davutoğlu, terörün Türkiye’ye 400 milyar dolarlık bir faturası olduğunu belirterek, terör dolayısıyla 30 yıl boyunca her yıl yüzde 0.5 büyümeyi kaybettiğimizi söyledi.

5 ANA EKSENİ VAR

Bölgede barışla, demokrasi ile ekonomik kalkınma arasında bir irtibat olduğunu belirten Davutoğlu, demokrasinin olmadığı yerlerde ekonominin rasyonel olarak gelişmesinin mümkün olmadığını anlattı. GAP Eylem Planı’nın 5 ana eksende oturtulacağını söyleyen Davutoğlu, bunları şöyle sıraladı: “Ekonomik kalkınmanın hızlandırılması, sosyal gelişmenin güçlendirilmesi, şehirlerde yaşanabilirliğin arttırılması, altyapının geliştirilmesi ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi.” Davutoğlu’nun konuşması özetle şöyle:
Kurdaki dalgalanma Türkiye’nin iç dinamiklerinden çok avro-dolar paritesinin değişmesinden kaynaklanmaktadır. Küresel gelişmeler ne olursa olsun üretime dayalı reel sektör ve kalkınma odaklı programımızdan taviz vermeyeceğiz. 2002’de bölgede sadece 7 organize sanayi bölgesi vardı, şimdi 17 sanayi bölgesi var. Tarımsal üretimi artırmak için tarım sanayiini geliştireceğiz. Organik tarımla uğraşan çiftçilerin katma değerli ürünler üretmelerineve markalaşmalarına katkı sağlamak üzere bir mali destek programı uygulanacak.

BASKI AZALACAK

Yeni GAP Eylem Planı ile mevcut yatırımları tamamlayacağız, yenilikçi, ekonomik ve toplumsal gelişimi hızlandırıcı, istihdam arttırıcı, üretim odaklı, insani kalkınmayı teşvik eden yeni politikalar ortaya koyacağız. Güneydoğu’da istihdam artacak, böylece büyükşehirler üzerindeki baskılar azalacak. Bölge sınır kapılarını güçlendireceğiz. Başta GAP olmak üzere, toplamda 43 il gelişim fonuna destek vereceğiz. Karacadağ ve tek tek dağlarda jeotermal içerikleri tespit edecek ve buraları termal turizmle geliştireceğiz. Bölgeyi turizm merkezi haline getirmek amacıyla çalışmaları sürdüreceğiz. Kültür varlıklarının korunarak turizm odaklı değerlendirilmesi, turizm altyapısının iyileştirilmesi, turizm çekim merkezleri oluşturulması ve turizmin çeşitlendirilmesi sağlanacak.
Bölge üniversitelerinde öğrenci artışını sağlamak için Erasmus ve diğer eğitim programlarını aktif olarak uygulayacağız. Sağlık alanında, devlet hastanelerinde toplam 8 bin yatak kapasiteli hastaneler yapacağız. Sağlık personeliyle bölgedeki vatandaşların bilinçlenmesini sağlayacağız.

Şehirlerde yaşam kalitesi alanında, yaşam mekanlarda kolay spor yapılacak ve çeşitli aktivitelerin yapılacağı projeleri gerçekleştireceğiz. Ulaştırma alanında, Türkiye’nin üçüncü büyük asma köprüsü, Van-Şırnak karayoluna başlayacağız. Demiryolunu geliştirip tamamlayacağız. Nusaybin, Cizre Habur demiryolu projesini hayata geçireceğiz.”

GAP’TA NELER YAPILACAK

 651 bin 277 hektar alan sulamaya açılacak, böylece 1 milyon 62 bin 785 hektar alan suya kavuşacak
 362 kilometre ana sulama kalanı yapılacak
 Barajlar tamamlanacak ve sulama inşaatı başlayacak
 Seracılık, tohumculuk gibi alanlara öncelik verilecek
 Büyük ve küçükbaş hayvancılık için altyapı desteği
 İç sularda su ürünleri üretimini artırmaya yönelik destek programları geliştirilecek
 Organize sanayi siteleri yatırımları sürecek
 Tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri
 Bölge sınır kapıları güçlendirilecek
 43 ilde girişim sermayesi fonu kurulacak
 Ilısu Barajı  ve Cizre Barajı ile elektrik üretilecek
 Doğalkaynak, maden envanteri çıkarılacak
 Tarihi mekanlar uluslararası düzeyde tanıtılacak
 Okullarda 17 bin yeni derslik yapılacak.
 63 adet kütüphane kurulacak
 Devlet Hastanelerinde 8 bin yeni yatak kapasitesi
Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa’da 1’er adet, Gaziantep’te 2 adet Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi’nin yapımı tamamlanacak
 40 spor tesisi tamamlanacak
 Nisibi köprüsü açılacak
 2 bin 700 kilometre yol yapılacak

Devam