Merkez Bankası faize dokunmadı

merkez bankası piyasa oyuncularının merakla beklediği Nisan ayı faiz kararını açıkladı.   

MB, faize beklendiği gibi dokunmadı. 

KARAR GELDİ DOLAR HAREKETLENDİ

 Banka, faizin alt ve üst koridorlarına da müdahale etmedi.         

Şu anda politika faizi yüzde 7,50 seviyesinde bulunuyor.     

Faizin üst bandı yüzde 10,75, alt bandı yüzde 7,25 düzeyinde.    

ZORUNLU KARŞILIKLARA MÜDAHALE  

Faize dokunmayan Merkez Bankası, Türk Lirası zorunlu karşılıklarına ödenen faiz oranında 50 baz puan artırıma gitti.

Uygulamanın 8 Mayıs tesis döneminden itibaren başlayacağı belirtildi.  

DÖVİZ REPO FAİZİNDE İNDİRİM

Bankaların TCMB’den alabilecekleri 1 hafta vadeli döviz repolarının faiz oranları 24 Nisan’dan itibaren dolar için yüzde 4,5’ten yüzde 4’e, Euro için yüzde 2,5’ten yüzde 2’ye indirildi.

Merkez Bankası’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara ödenen faiz oranlarında 50 baz puan artırıma gidilmesi uygun görülmüştür.
Uygulamaya 8 Mayıs 2015 tesis döneminden itibaren başlanacaktır. Uygulama esasları 21 Ekim 2014 tarihli basın duyurusunda açıklanan şekliyle devam edecektir” denildi.

 DOKTOR KIYAMET’TEN BAŞÇI’YA ÖVGÜ

İSTİSNAİ GÜNLER DEVREYE GİREBİLİR 

Hurriyet.com.tr’ye konuşan Terafx Piyasa Analisti Serdar Özdemir, “Burada daha önce sinyalleri verilen kararların devreye girdiğini görüyoruz. Daha önce verilen sinyallerin hayata geçirilmesi olarak değerlendirilmesi, bunu iki kararın alınası, sözün devam ettirilmesi açısından önemli ancak bu iki karar çok fazla etkili olacak diye düşünülemeyebilir. Seçim öncesinde faizde değişikliğe gitmemesi beklenen bir şeydi. Bu iki karara ek olarak en son Euro krizinde görülen istisnai günler devreye girebilir. Ancak istisnai günler de Türk Lirası açısından kazanım sağlamamıştı” dedi.

MERKEZ AÇIKLAMASINI DEĞİŞTİRMEDİ    

Merkez Bankası’ndan yapılan yazılı açıklamada “Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızları makul düzeylerde seyretmektedir. Dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyri cari dengedeki iyileşmeyi desteklemektedir. Dış talep zayıf seyrini korurken iç talep büyümeye ılımlı düzeyde katkı vermektedir. Kurul, açıklanan yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirmektedir. Uygulanan temkinli para ve maliye politikaları ile alınan makroihtiyati önlemler enflasyonu, özellikle enerji ve gıda dışı (çekirdek) enflasyon göstergelerini olumlu yönde etkilemektedir. Öte yandan küresel piyasalardaki belirsizlikler ve gıda fiyatlarındaki artışlar para politikasındaki temkinli yaklaşımın sürdürülmesini gerektirmektedir. Bu doğrultuda Kurul, faiz oranlarının sabit tutulmasına karar vermiştir. Ayrıca, Türk lirası zorunlu karşılıklara ödenen faiz oranlarında ölçülü bir artışa gidilmesinin ve döviz depo piyasası faiz oranlarında ölçülü bir indirim yapılmasının finansal istikrarı destekleyeceği değerlendirilmiştir” denildi.

FAİZ 6 AYIN ZİRVESİNDE
Gösterge iki yıllık tahvilde bileşik faiz Merkez Bankası’nın likidite adımlarını daha da belirginleştireceği beklentisiyle yaklaşık 6 ay sonra çift haneye çıktı

 

Devam

Çin’de ilk kez bir kamu şirketi iflas açıklayacak

Çin’de Baoding Tianwei Baobian Electric 600550.SS adlı kamu şirketi, borçlanma senetlerinin kupon ödemesini yapacak parası olmadığını açıklayarak temerrüde düşmek üzere olduğu uyarısında bulunan ilk kamu şirketi oldu.  

Çin tahvil piyasası takas kurumunun internet sitesinde bugün yer alan şirket açıklamasında, “Ödemeyi yapma ihtimali giderek daha belirsiz bir hal almıştır” denildi.

Çin’de daha önce sadece borsada işlem gören iki şirket, Çinli lokal yatırımcılara ihraç edilen borçlanma senetlerinin kupon ödemelerinde temerrüde düşmüştü.

Temerrütlerin sayısının artması, Çin yönetiminin, ortakları arasında kamu bulunsa bile temelleri zayıf şirketlerin tahvil ihraçlarına verilen devlet garantisini yavaş yavaş geri çektiğinin ipuçlarını veriyor.
Çinli kredi derecelendirme kuruluşu China Chengxin tarafından yayımlanan değerlendirmede, “Tianwei sonuçta temerrüde düşerse merkezi hükümetin hissedar olduğu ihraççı kurumlar üzerindeki garanti zırhı ortadan kalkabilir” denildi.

Ancak uzmanlar Tianwei ve daha önce temerrüde düşen diğer şirketlerin kredi notlarının düşük olduğuna dikkat çekerek, temerrüdün piyasaya sınırlı etkisinin olacağını belirtiyorlar.

Çin’de bu ay içinde Cloud Live Technologies adlı şirket hem anapara hem de faiz ödemesinde temerrüde düşmüş, kısa süre önce ise gayrimenkul şirketi Kaisa Group 1638.HK yabancı yatırımcılara ihraç ettiği dolar cinsi tahvillerde temerrüde düşmüştü.

Yatırımcılar şu anda başka bir gayrimenkul şirketi olan Glorious Property Holdings 0845.HK tarafından Cumartesi itfa edilecek tahvili izliyorlar.

Çinli şirketler yabancı yatırımcılara ihraç edilen tahvillerde daha önce de temerrüde düşmüşlerdi. Ancak Çin siyasi sistemi lokal tasarruf sahiplerine satılan borçlanma araçlarının temerrüde girmesini istemiyor.

Lokal yatırımcılara satılan tahvillerde ilk temerrüt geçen yıl gerçekleşmiş, ancak temerrüde giren küçük ölçekli güneş enerjisi şirketinin yükümlülükleri daha sonra devlet tarafından üstlenilmişti.

Devam

Çelik sektörü ilk çeyrekte 2,7 milyar dolarlık ihracat yaptı

Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) tarafından açıklanan verilere göre, 2015 yılının ilk çeyreğinde çelik sektörünün ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20,2 azalarak değer bazında 2 milyar 765 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde, sektörün miktar bazında ihracatı da yıllık yüzde 8,8 düşüşle 4 milyon 207 bin tona geriledi.

Çelik sektörünün direkt ihracatına, diğer birliklerin faaliyet alanına giren demir çelik ürünleri de eklendiğinde, Türkiye’nin 2015 yılının ilk çeyreğinde toplam çelik ihracatı miktar bazında 4,4 milyon tona, değer bazında ise 3 milyar 265 milyon dolara ulaştı.

Bu dönemde Orta Doğu bölgesi, yüzde 7,8 artışla 1 milyon 766 bin ton ihracatla ilk sırada yer aldı. Orta Doğu’yu, 703 bin tonla Kuzey Amerika, 527 bin tonla Avrupa Birliği, 375 bin tonla Kuzey Afrika ülkeleri ve 345 bin tonla Orta ve Güney Amerika ülkeleri izledi.

Bu dönemde en çok ihraç edilen ürünler, 2 milyon 62 bin tonla inşaat çeliği, 450 bin tonla boru, 410 bin tonla profil ve 334 bin tonla yassı sıcak olarak sıralandı.

ÇİB verilerine göre; 2015 yılı mart ayı ihracatı ise, geçen yılın aynı ayı ile kıyaslandığında miktarda yüzde 0,3 düşüş ile 1,5 milyon ton, değerde yüzde 17,6 azalış ile 966 milyon dolar oldu.

“Pazarlarımızı korumak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz”

ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, Türk çelik sektörü olarak yılın ilk çeyreğini beklentilerinin altında kapattıklarını belirterek, ekonomik ve siyasi olayların gölgesinde kaldıklarını ve etkilendiklerini ifade etti.

Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin en önemli ihracat pazarlarından olduğunu aktaran Ekinci, “Buralarda yaşanan karışıklıklar tedirginlik oluşturuyor ve dolayısıyla talepler azalıyor. Son olarak Suudi Arabistan’ın Yemen’e askeri müdahalesinin sürmesi de ihracatımızı eksi yönde etkiledi. Aynı zamanda sanayileşmiş ülkelerde ticaret önlemleri de son dönemlerde giderek artıyor. Özellikle Amerika, Kanada ve Güney Amerika ülkelerinin bu yönde ciddi girişimleri söz konusu” değerlendirmesini yaptı.

Ekinci, bir yandan da önemli ihracat pazarlarına Ukrayna, Rusya ve Çin gibi ülkelerin dampingli mal ihraç ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bütün bunlar bizim ticari faaliyetlerimizi fazlasıyla zorluyor. Ancak her şeye rağmen pazarlarımızı korumak ve hedeflerimize ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Örneğin; üretim aşamasında hammadde girdisinden ve üretilen ürün çeşitliliğinin azlığından kaynaklanan yapısal sorunların yanı sıra dünya konjonktüründe görülen yapısal değişimlere ayak uydurmak içinde çalışma içindeyiz. Bununla beraber, alternatif yeni pazar arayışlarımız da devam ediyor. Bunun için 62 firmadan oluşan yeni bir ‘Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (Ur-Ge)’ takımı kurduk. Hatta üye şirketlerimizden gelen talep doğrultusunda bu projedeki firma sayısı 70’e kadar çıkacak gibi görünüyor. Amacımız bir ülkede pazar edinebilmek için oraya güçlü bir ekip ile girmek ve yeni iş birlikleri ile kayıpları telafi etmek. Sistemli hareket ederek verimliliği artıracağımıza ve hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyoruz. Aynı zamanda dünyadaki süreçleri de yakından takip ediyor ve bir an evvel dünyadaki siyasi ve ekonomik göstergelerin iyileşmesini bekliyoruz.”

 

Devam

Babacan: Merkez Bankası yakından takip edilmeli

IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları ve G20 oturumları kapsamında ABD’nin başkenti Washington’da bulunan Babacan, temaslarının ardından AA ve TRT’nin sorularını yanıtladı.  

Türk ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Babacan, TL’deki değer kaybına ilişkin bir soru üzerine, şunları söyledi:

BAŞÇI’DAN ENFLASYON AÇIKLAMASI

HERKES MERKEZ BANKASI’NI DİNLEMELİ       

“Benden, 12,5 yıllık iktidarlık dönemimizde kurlarla alakalı bir açıklama duymadınız. Çünkü, serbest kur rejimi uyguluyoruz. Ama ben hep şuna da vurgu yapıyorum: Eğer, kurlarla ilgili dikkat edilmesi gereken bir açıklama varsa, o da Merkez Bankamızın yaptığı açıklamalardır ve açıklamalarından öte Merkez Bankamızın yaptıklarıdır. Serbest kur rejimi uyguluyoruz, ancak kurdan enflasyona geçişgenlik olduğu için merkez bankası tabii ki kur konusunda kayıtsız kalmıyor, kalamıyor. Ben, herkese, Merkez Bankamızın dediklerini ve yaptıkları yakından takip etmesi tavsiye ediyorum.”

Babacan, IMF ve Dünya Bankası’nın Türkiye’nin büyüme tahminlerini aşağı çekmesine yönelik olarak ise bu kuruluşların sürekli güncellenen beklentilerini belirlemekte farklı yöntem ve kriterler kullandığına işaret ederken, “Bizim de kendi iç tahminlerimiz, çalışmalarımız var. Biliyorsunuz, orta vadeli programda bu yıl büyümenin yüzde 4 olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiğimizi söylemiştik. İlk çeyrek sonuçlarını 10 Haziran’da alacağız. İlk çeyrek sonuçları çıkmadan, yılın tümüyle ilgili tahminlerimiz konusunda herhangi bir revizyona gitmek istemiyoruz” dedi.


Babacan, dünya ekonomisi ve Türkiye’yi çevreleyen bölgenin “enteresan” dönemden geçmesinin büyümeye ilişkin projeksiyonları zorlaştırdığını dile getirdi.

CARİ AÇIK YÜZDE 4’LÜ RAKAMLARI GÖREBİLİR
Babacan, petrol fiyatlarının Türk ekonomisine etkilerine yönelik başka soru üzerine, varil başına 40 dolara kadar inerek dibi gören petrol fiyatlarının son zamanlarda 60 dolara kadar yükseldiğine dikkati çekerek, petrol fiyatlarındaki bu sert dalgalanmaların da tahmin konusundaki belirsizliği artırdığını söyledi.

Buna karşın, enerji fiyatlarındaki düşüşün küresel ekonomiye net etkisinin olumlu olduğunu belirten Babacan, “Petrol fiyatları, eğer düşük seviyelerde kalmaya devam ederse, bizim bu yılki cari açığımız uzun bir zamandan sonra yüzde 4’lü rakamları görebilir” öngörüsünde bulundu.

Petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki olumlu etkilerinin de görülmeye başlandığını dile getiren Babacan, artan gıda fiyatlarınınsa bu etkiyi zayıflattığını kaydetti.

Babacan, yılın ikinci yarısının ekonomik bakımdan çok önemli olacağını vurgularken, “İkinci yarıda, yağış bolluğu ve inşallah ürün bolluğu sebebiyle, gıda fiyatları makul seviyede giderse, bu enflasyon konusunda bize hiç kuşkusuz daha olumlu bir tablo getirebilir” değerlendirmesini yaptı.

Babacan, Türkiye’nin ihracat pazarlarını zamanında çeşitlendirmiş olmasının ekonomiye hala büyük destek sağladığını belirtirken, Kuzey ve Latin Amerika ile Afrika’ya yapılan ihracatın arttığını bildirdi.

Devam

CHP seçim bildirgesini açıkladı, ekonomik vaatler dikkat çekti

Bildirgede ekonomiyi ilgilendiren önemli vaatler yer aldı. CHP’nin, ailelere ilişkin seçim vaatleri arasında en çok dikkat çekeni, hanelere yönelik kira ve fatura desteği sözü oldu.

KILIÇDAROĞLU KONUŞUYOR / CANLI

Cumhuriyet Halk Partisi bugün seçim bildirgesini açıkladı.   

Bildirgede önemli ekonomik detaylar dikkat çekti. 

CHP bildirgesine göre, hanelere 360 TL kira ve fatura desteği gelecek.      

16,7 milyon kişi ve 3,5 milyon haneye sosyal destek verilecek ve kadınlara 400 lira kreş desteği sağlanacak.      

CHP bildirgesine göre, askerdeki gençlere de 360 lira destek verilecek.      

Buna ek olarak öğrencilere çantalar, kalemler, kitaplar ve defterler devletten verilecek.   

CHP TOPLANTISINDAN NOTLAR

ASGARİ ÜCRET VE EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 1500 TL’YE ÇIKACAK

Sadece asgari ücret değil, en düşük emekli maaşı da 1500 TL olacak emeklilere, dini bayramlarda birer maaş ikramiye geliyor emeklilere de banka promosyonunun önü açılacak emeklilikte yaşa takılanların sorunları çözülecek.

Emeklilere yönelik diğer detaylarsa şöyle:

* Emeklilere, her iki dini bayramda, birer maaş ikramiye verilecek
* Emekli maaşları ile çalışan maaşları arasındaki “uçurum” kapanacak
* Emekli maaşları, gıda fiyat artışına ve refah payı artışına bağlı olarak yükselecek
* Bakıma muhtaç emekliler ve yakınlarının sağlık, barınma ve beslenme ihtiyaçları karşılanacak
* Bankalara emeklilere, kamu çalışanları ile aynı oranda promosyon ödeyecek
* Emeklilere uygun fiyatla gezi ve tatil olanağı sağlanacak
* Emekliler arasındaki eşitsizliği giderecek adil bir intibak yasası çıkarılacak
* Emeklilikte yaşa takılanların sorunları çözülecek
* Emekliden alınan muayene ve katılım payı kalkacak
* Çalışan emeklilerden kesilen sosyal güvenlik destek primi kalkacak 

CHP SEÇİM BİLDİRGESİNİ AÇIKLADI / FOTO GALERİ

HANELERE KİRA VE FATURA DESTEĞİ

CHP’nin, ailelere ilişkin seçim vaatleri arasında en çok dikkat çekeni, hanelere yönelik kira ve fatura desteği sözü oldu.

Ailelere ilişkin CHP’nin vaatleri şöyle;

* Hanelere, 360 TL’ye kadar kira ve fatura desteği sağlanacak
* Sosyal destekler iki katına çıkacak, yardım çeşitleri artacak. 
* 5 milyon yurttaş sosyal yardım kapsamına alınacak
* Hiçbir hanenin geliri 720 TL’nin altında olmayacak
* 16, 7 milyon kişi ve 3.75 haneye sosyal destek sağlanacak
* Yoksul yetişkinlere 240 TL’ye kadar muhtaçlık desteği verilecek
* Engellilere, 400 ile 600 TL arasına destek sağlanacak
* Kadınlara 400 TL kreş desteği gelecek
* 3,2 milyon yurttaş ücretsiz Genel Sağlık Sigortası kapsamına alınacak
* Askerdeki gençlere, 360 TL destek sağlanacak
* Yaşlılara üç ayda bir 900 TL yaşlılık desteği verilecek
* Çocuk destekleri gebelikle birlikte başlayacak
* Aile sigortası ödemeleri kadınların hesabına yatırılacak
* Öğrencilere her ders yılı başında eğitim araç gereç desteği verilecek
* Kronik hastalığı bulunan vatandaşlara ‘engelli desteği’ düzeyinde, destek sağlanacak

SURİYELİ ESNAFA DA VERGİ GELİYOR

Esnafa ödediği vergi kadar sıfır faizli kredi Suriyeli esnafa vergi geliyor, Türk vatandaşı esnafa karşı haksız rekabeti bitirilerek esnaf bakanlığı kurulacak

CHP’nin esnaflara ilişkin seçim vaatleri arasında öne çıkan başlık, tüm esnaflara her yıl ödediği kadar faizsiz kredi verilmesi oldu.

CHP’nin esnafa yönelik vaatleri şöyle:

* Kira, araç gideri gibi işyeri masrafları vergiden düşürülecek
* AVM ve hipermarketlere, küçük esnaf korunacak
* Esnafa, ödediği vergi ve prim miktarı kadar sıfır faizli kredi kullandırılacak
* Belediyelerin esnafla rekabet etmesi önlenecek
* Prim borcu olan esnaf da sağlık hizmetlerinden yararlanacak
* Esnaf diğer çalışanlarla aynı sürede emekli olabilecek ve aynı haklardan yararlanacak
* Esnafa stratejik destek sağlanacak
* Haksız rekabete yol açan, Suriyeli göçmenlerin vergiden ve yasal yükümlülüklerden muaf iş yapmaları önlenecek
* Esnaf Bakanlığı kurulacak

ÇİFTÇİLERE MAZOT 1,5 TL

Konuşmasında doğrudan çiftçilere seslenen Kılıçdaroğlu, “Sana mazotu 1,5 liradan vereceğim.  Ürün alım fiyatı  bir yıl önce belirlenecek. Eğer çiftçi üretseydi SOMA olmayacaktı, Ermenek olmayacaktı, eğer çiftçi üretseydi onların çocukları yetim kalmayacaktı” dedi.

TAŞERONLAR KADROYA

Kılıçdaroğlu daha önce de sık sık telaffuz ettiği taşeron işçilerle ilgili vaadini seçim bildirgesinde de yineledi. Kılıçdaroğlu konuşmasında, “Taşeron işçilerin tamamını kadrolu olarak işe alacağız. Sözüm söz taşeron işçi kavramı kalmayacak. Tamamınızı kadrolu olarak işe başlatacağız. CHP iktidarında çağdaş köleliğe izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

ZORUNLU EĞİTİM 13 YIL OLACAK

CHP’nin eğitim konusundaki seçim vaatleri arasında, öne çıkan zorunlu eğitimin 13 yıla çıkarılması ve halen uygulanmakta olan 4+4+4 eğitim sisteminden vazgeçilmesi olacak.

Eğitimle ilgili öne çıkan detaylar şu şekilde:

* 4+4+4 eğitim sisteminden vazgeçilecek, bunun yerine 1+8+4 sistemi gelecek
* Tam gün eğitim sistemine geçilecek, tüm öğrencilere sıcak öğle yemeği verilecek
* Yoksul öğrencilere zorunlu eğitim süresince aylık 240 TL’ye kadar eğitim desteği gelecek
* Halen uygulanmakta olan temel eğitimin 60 ayda başlaması uygulanması, 72 aya çıkarılacak. Çocuklar temel eğitime 7 yaşında başlayacak
* Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi seçmeli olacak
* Meslek liselerine sınavsız girilebilecek
* Mesleki lisesinden mezun olanlar, kendi mesleklerindeki üniversitelere sınavsız girebilecek
* Temel eğitimde okulların kendi bütçeleri olacak

EVİ OLMAYANLARA DESTEK

Evi olmayıp da ev almak isteyenlere, yaşı ve geliri ne olursa olsun, ev almaları için aylık 277 TL ev kredisi desteği sağlanacak

zgurcanli@hurriyet.com.tr; ayayp@hurriyet.com.tr

Devam

Dünyayı etkileyen dolardaki değerlenme ABD’yi de vuruyor

TÜRK Lirası’na karşı sadece son 5 günde yüzde 2.5 değer kazanan dolar geçen yıldan bu yana tüm para birimleri karşısında çok güçlü. Uzmanlar doların bu kadar güçlü olduğu son dönemin 1981’deki Ronald Reagen döneminde olduğunu hatırlatıyor. Dolar 30 Haziran 2014’ten bu yana Euro’ya karşı yüzde 28, Japon Yeni’ne karşı yüzde 18, Brezilya Reali’ne karşı yüzde 40, Türk Lirası’na karşı yüzde 27 değer kazandı. Dolar hem değer kazandığı ülke ekonomilerini   tehdit ediyor hem de ABD’yi  vuruyor. ABD ihracatı geçen yıl yüzde 3 geriledi, bu yıl da Uluslararası Para Fonu (IMF) güçlü doların özellikle bu yan etkisi nedeniyle ABD’nin büyüme tahminini yüzde 3.6’dan yüzde 3.1’e, 2016 için de yüzde 3.3’ten yüzde 3.1’e indirdi.

DEVLER KAYIP YAŞIYOR

ABD’nin uluslararası dev şirketleri yurtdışı gelirlerinde büyük kayıp yaşıyor. Tahminlere göre ABD’li devlerin bu yıl yurtdışı gelirleri yüzde 12 düşecek. Aslında doların bu kadar güçlenmesinin baş nedeni Amerikan merkez bankası (FED) bile güçlü doların ekonomiye zarar vereceğine dikkat çekiyor. FED bu hafta açıkladığı ve iş dünyasının nabzını tuttuğu ‘bej kitap’ta güçlü dolar ve düşen petrol fiyatlarının imalat sektörüne zarar verdiğini bildirdi.

ŞİRKETLER

 Delta Air Lines güçlü doların yabancı pazarlarda bilet satışına zarar verdiğini belirterek Japonya, Brezilya, Hindistan, Afrika ve Orta Doğu’da, hizmetlerini geri çekme planları olduğunu açıkladı.
 Johnson & Johnson da ilk çeyrek gelirlerinde yaşanan yüzde 9’lük düşüşten doları sorumlu tuttu.
 Kredi kartı devi American Express ise gelirlerinin beklentilerin altına gelmesinden doları suçladı. 8.2 milyar dolar beklenen gelir 7.9 milyar dolar olarak açıklandı.
 Lüks mücevher markası Tiffany 5 yıldır ilk kez gelirlerinde düşüş yaşadı. Tiffany de yüzde 1’lik kaybın sorumlusu olarak doları gösterdi.
 Biomet, Hewlett-Packard, S%P 500 şirketlerinde de yüzde 4 gelir artışı beklenirken yüzde 5 düşüş yaşandı.

FİNANSAL İSTİKRAR

Dolar ülkelerin ve şirketlerin dış borçlarının maliyetini de arttırıyor. Bu ülkelerin finansal istikrarını tehdit ediyor. Dolardaki yükseliş borçların yerel para karşılıklarını arttırdığı ve ödeme güçlüğü yaşanabileceği ihtimali korkutucu. Hatta uzmanlar şirketlerin bankalardan yüklü para çekimi yapma risklerinin bile olduğuna dikkat çekiyor. Uluslararası Finans Enstitüsü’nün raporuna göre Asya’nın gelişmekte olan ülkelerde dış borçlar 2005’ten 2015’e 262 milyar dolardan 837 milyar dolara, Latin Amerika ülkelerinin borçları da 586 milyar dolardan 963 milyar dolara fırladı. IMF de bir raporunda dolar yüzünden bir çok gelişmekte olan ülkede finansal risklerin arttığını vurguluyor. Türkiye için yazılan çoğu raporda da aynı ifadeler yer alıyor.

TURİZM

BOOKING.com’daki verilere göre Paris, Roma, Barcelona, ??Amsterdam ve Berlin’de dört yıldızlı otel odası için ortalama fiyat Euro’daki değer kaybıyla Mart 2014 seviyelerinde. Şirket bu yüzden ABD’de Palm Springs, California 7 gün tatil fiyatına ABD’li turistlerin Barcelona 14 gün tatil yapabileceğini hesaplıyor. Ancak bu ABD’deki tatilin maliyetinin de arttığı anlamına geliyor.

Devam

Merkez Bankası PPK gündemini açıkladı

Banka 22 Nisan 2015 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında döviz depo piyasası faiz oranlarında ölçülü bir indirim, Türk lirası zorunlu karşılık oranlarına ödenen kısmi faiz oranlarında ölçülü bir artışın gündeme alınacağını ifade etti. Merkez, “Toplantıda gerekli görülmesi halinde finansal piyasalardaki istikrarı destekleyici yönde ilave tedbirler de ele alınabilecektir” açıklamasını da yaptı.

MUĞLAK BİR SÖZLÜ MÜDAHALE
Hürriyet Dünyası yazarı Uğur Gürses Merkez’in adımıyla ilgili olarak, “Bunlar şu anda dişe dokurun bir adım değil. Kurdaki sorun Döviz likitidesinin azlığı değil asıl mesele. merkez bankası TL faizlerini etkilemekten uzak durduğu sürece bu tür manevralarla kuru kontrol edemez. Muğlak bir sözlü müdahale yaptığını düşünüyor” dedi. Söz konusu açıklamanın kur seviyesine bir etkisi olmayacağını düşünen Gürses, “ Bunların kura hiçbir etkisi olmayacak. Piyasanın döviz alma motivasyonunu etkilemeyecek. Döviz likiditesinden dolayı döviz alım durumu yok. Asıl soru döviz faizleri pahalı olduğu için mi TL faizi ucuz olduğu için mi döviz alınıyor?” diye konuştu.

BU AÇIKLAMA NE ANLAMA GELİYOR?

Peki Merkez Bankası’nın ilk kez Para Politikası Kurulu gündemini kamuoyuna açıklaması ne anlama geliyor? Ekonomi yönetiminden eski bürokratlar, belki de dünyada ilk kez bir merkez bankasının kurul toplantısı gündemini kamuoyuna açıkladığını belirtirken, “Çok akıllıca bir iş. Kur üzerindeki baskıyı azaltmak istiyor. Bunun için de iletişimini güçlendirmeye çalışıyor. Piyasalar 10 gün boyunca bunu tartışacak ve doğru fiyata yaklaşacak. Doğrudan iletişimi güçlendirlmeye yönelik bir karar” yorumunu yaptılar.  

Bir başka eski bürokrat ise, “Kurul gündemini açıklamak Merkez Bankası’nın saydamlıkta ileri bir aşamaya geçmesi, demek. Beklentileri yönlendirmeye çalışıyor. Panikleyen piyasayı yatıştırmayı hedefliyor. Piyasaya sakin olun, ben size ucuz döviz vereceğim, diyor. İkinci kararla da bankaların maliyetlerini azaltacağız, diyor. Ne kadar etkili olacağını göreceğiz” dedi. mi döviz alınıyor?” diye konuştu.

Devam

Dolar 2.70’i gördü (Dolar ne kadar oldu?)

Dolardaki küresel değer kazancı TL’deki değer kaybının ana nedeni olmaya devam etse de, TL yılbaşından beri yolsuzluk sorunlarıyla uğraşan Brezilya’nın ardından dolar karşısında yüzde 13 değer kaybı ile en çok değer kaybeden ikinci para birimi konumunda. TL ile en çok karşılaştırılan para birimlerinin başında yer alan Güney Afrika randı ise aynı dönemde sadece yüzde 5 değer kaybetti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın merkez bankası’nı sert eleştirmesiyle başlayan ardından ekonomi yönetiminin yaklaşan seçimler sonrasında görev başında olmayabileceğine ilişkin endişelerle devam eden TL’deki negatif ayrışma, seçimin yaklaşmasıyla seçim sonuçlarının nasıl oluşacağının tam olarak tahmin edilememesi ile daha da belirginleşti. Tek başına 10 yılı aşkın süredir hükümette olan AKP’nin bu seçim sonunda aynı güçte devam edip edemeyeceğine ilişkin belirsizlik TL’deki değer kaybının hızlanmasına neden oluyor.

‘DOLARDA HAREKETLENME DEVAM EDECEK’

ING Bank Döviz Bölümü Müdürü Burçin Metin, hurriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada dolardaki yükseliş hareketinin devam edeceğini söyledi.

Metin, “Bu hareketi devam edeceğe benziyor. Yurtdışından dolar talebi söz konusu. Hem siyasi belirsizlik hem de seçim sonrası referandum beklentisi yatırımcıları endişelendiriyor.  Yabancıların dışardan bakışı şu aşamada pek de iyi değil. Lokal ve yurtdışındaki müşterilerde satış gelmiyor. Merkez Bankası gerekli önlemleri alabileceğini söyledi dünkü açıklamada ama piyasa oyuncuları ne yapacağını bilmiyor. Hiç düzeltme yapmadan yükseliş devam ediyor. Dolar uzun bir süre 2.70-2.80 bandında devam edecek gibi görünüyor.  2.80 seviyesine ne zaman gelinir belli değil. Bugün de olabilir bir ay içinde de görebiliriz” dedi.

Saxo Capital Menkul Değerler Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy,  “2.70 bizim için önemli bir eşikti, 2003’te tepe seviyesi dolar/TL 1,77’yi gördükten sonra aşağı yönlü bir trend içine girmişti. 2008-2009 krizi sonrası normal şartlarda 2.50-2.70 bandı hedef olacaktı. Ancak bu seviyeye çok hızlı geldik. Ana sebebi güçlü dolar endeksi. Dolar endeksi güçlü kaldıkça, bu yükseliş devam eder. Dolar endeksi 100 tepe bandı kalıp, oradan geri çekilirse, bizim için iyi olur. Ancak bu olmazsa, 2.70-280 içinde dengelenmesini bekliyoruz. Buradan da yükselişler görülebilir. Ancak bunlar sadece olasılık, kesin olacak gözüyle bakmıyoruz. Dolar/TL potansiyel nedenlerden dolayı bu bantta kalacak. Merkez Bankası şu aşamada çok proaktif davranmıyor.  Normalleşme için dolar endeksi normalleşmeli. Tabii ki dolardaki harekette yurtiçi gelişmeler de önemli” dedi.

Kamuoyu araştırma şirketlerinin yöneticileri, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başkanlık sistemindeki ısrarının 7 Haziran genel seçimleri öncesi AKP’de oy kaybına neden olduğuna işaret ederken, yüzde 10’luk seçim barajı sınırındaki HDP’nin TBMM’ye girip giremeyeceğinin parlamento kompozisyonu açısından kritik önemde olacağını vurguluyorlar.

Reuters’ın görüşüne başvurduğu beş araştırma şirketi de HDP’nin oylarının yüzde 10 olan seçim barajının etrafında dolaştığını belirtiyorlar. “Seçimin kilit partisi HDP” diyen AG Araştırma Şirketi Başkanı Adil Gür, “Bu seçimde 1-2 puan ilk defa bu kadar değerli” görüşünde. Analistler, HDP’nin yüzde 10’luk seçim barajını geçmesi ve AKP’deki oy kaybının sürmesi halinde ise AKP’nin tek başına iktidar olamama riskinin ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

‘2.70 ÖNEMLİ BİR EŞİKTİ’

Saxo Capital Menkul Değerler Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy ise  “2.70 bizim için önemli bir eşikti, 2003’te tepe seviyesi dolar/TL 1,77’yi gördükten sonra aşağı yönlü bir trend içine girmişti. 2008-2009 krizi sonrası normal şartlarda 2.50-2.70 bandı hedef olacaktı. Ancak bu seviyeye çok hızlı geldik. Ana sebebi güçlü dolar endeksi. Dolar endeksi güçlü kaldıkça, bu yükseliş devam eder. Dolar endeksi 100 tepe bandı kalıp, oradan geri çekilirse, bizim için iyi olur. Ancak bu olmazsa, 2.70-280 içinde dengelenmesini bekliyoruz. Buradan da yükselişler görülebilir. Ancak bunlar sadece olasılık, kesin olacak gözüyle bakmıyoruz. Dolar/TL potansiyel nedenlerden dolayı bu bantta kalacak. Merkez Bankası şu aşamada çok proaktif davranmıyor.    Normalleşme için dolar endeksi normalleşmeli. Tabii ki dolardaki harekette yurtiçi gelişmeler de önemli” dedi.

Dolardaki yükseliş NEDEN ÖNEMLİ?
ENFLASYON
BAŞBAKAN Yardımcısı Ali Babacan ABD’deki G20 toplantılarında dikkat çekmişti “Kurun hala enflasyona yüzde 15 gibi geçişkenliği var. Kur yüzde 10 değer kazandığında, enflasyon 1.5 puan artıyor” diye. Yani dolardaki yükseliş enflasyonu da arttırıyor.
ARA MALI İTHALATI
Sanayide 100 dolarlık ihracat için yaklaşık 70 dolarlık ithalat ara malı ithalatı yapmamış gerekiyor. Dolardaki her kuruş artış ara malı ithalatının maliyetini arttırıyor. Aynı zamanda genel ithalat için de sıkıntı.
İHRACAT
İhracatçılarımız için de dolardaki yükseliş sorun. Dolardan ithal edip yüzde 49 düzeyinde Euro üzerinden ihraç ediyorlar. Yani üretim maliyeti artarken satış değeri azalıyor. Aynı zamanda fiyat indir baskısı da yaşıyorlar.
BORÇLAR
Vatandaşların döviz cinsi borcu çok yüksek değil. Ancak kamunun ve özel sektörün özellikle de reel sektörün döviz borcu bulunuyor. Merkez Bankası’nın dün açıkladığı verilere göre şubatta kur zararı 292 milyar lira oldu.

Devam

Dolardan tarihi rekor (Dolar ne kadar oldu?)

Doların başlıca altı para birimine karşı değerini gösteren dolar endeksinin 12 yılın zirvesine yakın seyretmesiyle, dolar/TL bir önceki rekor olan 2.6481’i aşarak yeni zirvesini gördü.

DOLARDA BAHAR BİTTİ

Cuma günü 2.6415’e kadar yükselen ve güne 2.64’ün hemen altında başlayan dolar/TL TSİ 1208’de 2.6530/2.6540 seviyesinden işlem görüyor.

Devam

4G ihalesi 26 mayıs’da

İhaleye girmek isteyen telekomünikasyon şirketleri, 20 Mayıs’tan itibaren tekliflerini vermeye başlayacak ve 26 Mayıs Salı günü saat 09.30’a kadar bu süreç devam edecek. Teklif verme süresi hiçbir şekilde değiştirilemeyecek. İhale sonunda kazanan firmalara yapılacak yetkilendirme, 30 Nisan 2029’a kadar geçerli olacak. İhaleden elde edilecek 2.2 milyar Euro’luk asgari bedele yüzde 18’lik KDV de eklendiğinde kamunun ihaleden elde edeceği gelir toplamı 2.7 milyar Euro’ya ulaşacak. BTK’nın dün Resmi Gazete’de yayınlanan ihale ilanına göre, ihalede 800, 900, 1800, 2100 ve 2600 MHz frekansları için toplam 20 ayrı bant genişliğinde satış yapılacak. Toplam bant genişliği 390,4 MHz olacak. İhalenin toplam asgari bedeli ise 2 milyar 298 milyon 67 bin 661 Euro olarak hesaplanıyor. İhale sonucunda 800 MHz, 900 MHz, 1800 MHz ve 2100 MHz frekans bantlarında en fazla 3 işletmeci, 2600 MHz frekans bandında ise en fazla 4 işletmeci yetkilendirilecek.

ŞARTNAME BEDELİ 50 BİN TL

İhale şartnamesi almak isteyenler, 50 bin TL karşılığında şartnameyi alabilecek. Kapalı teklifle başlayıp açık teklif usulüyle devam edecek ihale için geçici teminat oranları da frekans paketinin asgari değerinin yüzde 5’i olarak belirlendi. İhaleye girmek isteyen firmaların ödenmiş sermayesinin asgari 50 milyon TL düzeyinde olması gerekecek. Ayrıca ihaleye teklif veren bir isteklinin ortakları veya ortaklarının doğrudan veya dolaylı bir biçimde hisse sahibi oldukları ya da başka yollarla kontrolleri altında bulundurdukları şirketler ve iştirakleri de ihaleye katılamayacak.  Bu nitelikte bir firmanın ihaleyi kazandığı belirlenirse; yetkilendirme yapılmayacak.

 

Devam