Rus turistlere indirim hemde 300 dolar

Rusya’da önde gelen tur operatörlerinin açıklamasına göre Türkiye’deki oteller önümüzdeki yaz sezonu için Rus vatandaşlarına yüzde 20-30 indirim yapmaya başladı.
İnterfaks ajansına fiyat konusunda açıklama yapan Rus tur operatörleri, “En önemli destinasyonlarda beklediğimiz fiyat indirimi şekillenmeye başladı. 2014 yılına kıyasla şimdiki fiyatlar dolar bazında yüzde 15-20 civarında düştü. Rusya’dan iki kişilik bir ailenin haftalık tatil turu fiyat ortalaması 1147 dolar olarak gerçekleşmeye başladı. Geçen yıl bu rakam 1473 dolar civarındaydı” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE BELİRLEYECEK

Rus turistlere en kapsamlı fiyat indiriminin Türkiye’den değil, Karadağ’dan geldiğini söyleyen Rusya’daki ‘TUI-Rossia’ operatörü, “Rus vatandaşlarına önümüzdeki yaz sezonu en ciddi indirimi yüzde 40 ile eski Yugoslavya Cumhuriyeti Karadağ yapmaya başladı. İkinci sırayı yüzde 34.8 ile Bulgaristan izliyor. Yunanistan’ın indirimi yüzde 30. En popüler destinasyon Türkiye’nin indirimi ise yüzde 29 civarında gerçekleşiyor” açıklamasını yaptı. Rusya’da dış turizm piyasasının bu yıl sonuç olarak yine de iki ülke Türkiye ve Mısır tarafından belirleneceğini dile getiren TezTour Genel Müdürü Vladimir Kaganer ise “Sezon yaklaştıkça fiyat indirimi tablosu da ortaya çıkmaya başladı. 2015 yılında dış turizmin nasıl gelişeceğini Türkiye ve Mısır’ın tavrı belirleyecek. Türkiye şu anda yüzde 20, Mısır ise yüzde 15 civarında indirim uygulamaya başladı” dedi.

TATİL SAYISI DÜŞECEK

Turizm durum değerlendirmesinde Rus vatandaşlarının kitlesel olarak yurt dışı turlarından vazgeçmeyecekleri tezi de işlenerek, “Geçtiğimiz yıl vatandaşlarımız yaz döneminde ikişer, hatta üç kez tatil yapıyordu. Bu yıl iki yerine bir tur alacak. Belki de bu turun süresi daha uzun olacak. Geçtiğimiz yıllardan farklı olarak ayrıca 5 yıldızlı otel yerine daha alt kategorilerdeki tesisler seçilecek. Ancak Rusya’da yurt dışı turizminden kitlesel cayma beklentisi yersiz” görüşü savunuldu.

 

Devam

100 milyon dalara yalı

Sarıyer Gazetesi’nin haberine göre, tapu kayıtlarında Yeniköy Köybaşı Caddesi üzerinde bulunan yalı ve köşkler, 295 ada 1 parsel ile 297 ada 11,12,13 parsellerde yer alıyor. Tapu kayıtlarında 25 Mart tarihinde yapılan el değiştirmeye göre, söz konusu gayrimenkul Dardanelles Gayrimenkul Yatırım Anonim Şirketi üzerine kaydedildi. Söz konusu şirket geçen yıl Katarlı işadamı Abdulhadi Mana A SH Al-Hajri tarafından Esentepe’deki Astoria A Kule’de kurulmuştu. Katarlı iş adamına geçen gayrimenkulde Erbilginler Yalısı’nın yanı sıra 2 ayrı köşk de bulunuyor.

El değiştiren gayrimenkul toplam 4 parselden oluşuyor ve Köybaşı Caddesi’nin her iki tarafında yer alıyor. Toplam 3 bin 633 metrekare kullanım alanı olan Erbilginler Yalısı’nda 64 oda bulunuyor. Boğaz’a bakan cephesinin uzunluğu 60 metre.  Forbes Dergisi’nin dünyanın en pahalı evleri listesinde yayımladığı yalı 2008 yılında 100 milyon dolar bedelle internet üzerinden satışa çıkmıştı. 2013 yıında yalıyı Katar Başkonsolosluğu’nun  satın almak istediği gündeme gelmişti.

1985’de almıştı

1880’lerde yaptırılan Şehzade Burhanettin Efendi Yalısı’nın ilk sahibi dönemin ünlü sarraflarından Varki Vartaks’tı. Vartaks ölünce 1887’de yalıyı Teşkilat-ı Umumiye Nazırı Ahmet Münir Paşa aldı. 1911’de 2. Abdülhamit tarafından oğlu Şehzade Burhanettin’e alındı. Şehzade’nin boşandığı eşi Aliye Hanım, 10 yıl daha yalıda oturdu. Osmanlılar göçünce 1923’te Mısırlı Ahmet İhsan Bey’e geçen yalı, Mısırlılar Yalısı olarak da biliniyor. 1946’da Ahmet İhsan Bey’in çocuklarına miras kalan yalıyı 1985’te Erbilginler satın aldı.

 

Devam

Topladığımız bütün vergilerin 4’te biri eğitime

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman’da 2 yıl önce temelini attığı Fen Lisesi’nin bugün açılışını gerçekleştirdi. Lisenin sınıflarını gezen Şimşek, bir öğrenci ile İngilizce konuştu, ardından okul bahçesine ağaç dikti. Bakan Şimşek, açılışta yaptığı konuşmada eğitime yapılan yatırımlara değinerek, şunları söyledi:

“2015 bütçesinde eğitime 87,5 milyar lira kaynak ayırdık. Fakat muhtemelen vereceğiniz idare kaynaklarla 90 milyar lira harcanmış olacak. Türkiye bütçesinin yaklaşık 5’te 1’i topladığımız bütün vergilerinin ise 4’te 1’i civarındadır. Yani Türkiye topladığı vergi gelirlerinin her 100 lirasının neredeyse 25’e yakınını eğitime harcıyor. Bu Türkiye’nin geleceğine yapılan çok önemli bir yatırımdır. Yani Türkiye’nin temelleri daha da sağlamlaştırıyoruz, kazanımları daha da ileriye götürmeye çalışıyoruz. Gerçekten eğitime çok büyük yatırımlar yaptık. Bugün ders veren 867 bin öğretmenin 473 bin öğretmen son 12 yılda atanmıştır. Her alanda Türkiye son 12 yılda bundan önceki 80-90 yıllık dönemi katlamıştır. Sadece bununla yetinmemişiz, çok özel programı devreye koymuşuz, özelikle fırsat eşitliği sağlamak için kadın erkek arasındaki eşitlik sağlamak için ‘haydi kızlar okula’ gibi birçok programı başlattık. 2002 yıllarında tüm ilkokul öğretimlerde her 100 erkek öğrenci başına 91 kız öğrenci vardı, bugün ilköğretimde her 100 erkek öğrenci başına 102 kız öğrenci düşüyor. Dolayısıyla eğitim tüm kesimlerin okullaşmasını sağlayarak önemli ölçüde fırsat eşitliğine ön açtık. Avrupa’da ortalama eğitim süresi 11 yıl, bugünün çocuklar gelecekte eğitim ortalaması 14.4 yıl olacaktır. Bu da şu demek Türkiye medeniyet yarışında dünyanın en gelişmiş ülkeleri geride bırakacak. Türkiye zaten son 10 yılda dünya ile arasını hızlı bir şekilde kapattı. Türkiye’de eğitim kalitesi yükseliyor. Matematik’te Fen’de Türkiye diğer ülkelerle arayı hızlı bir şekilde kapatıyor. Bugün bütün savunma güvenlik harcamaları yani emniyet, sahil güvenlik, jandarma ve tür orduya kadar tüm emniyet harcamaları milli eğitim ayırdığımız harcamalarının yarısını bile oluşturmuyor.”

Bakan Şimşek, Türkiye’nin bilgi teknoloji alanında yoğun ürünler üreteceğini belirterek, “Bunu yapabilmenin ön koşulu iyi eğitim, sonrada araştırma-geliştirme inovasyondur. Ar-Ge ve inovasyon konusunda Türkiye hızlı bir şekilde yoluna devam ediyor. Bugün Türkiye gerçekten ileri teknoloji ürünlerini üretme konusunda çok mesafe kat ediyor. Bugün Türkiye’nin toplam ihracatın kilo değeri 1 dolar 60 cent’tir. Diyelim ki yaklaşık 160 milyar dolar arasında mal ihraç ediyoruz, o malın ortalama kilo değeri 1 dolar 60 cent. Ama bugün yakın dönemde Aselsan’ın temeli attığı bir çip fabrikasında o çiplerin kilosu 10 milyon dolardır. Veya uzaya Türkiye’den gönderdiğimiz uydunun kilosu değeri 200 bin dolardır. Veya Atak helikopteri gibi vesaire birçok konuda Türkiye artık bilgi yoğun teknoloji yoğun ürünler üretiyor. Almanya’nın veya Güney Kore’nin gelişmekte olan ileri düzeydeki ülkelerin ortalama ihracatın kilo değeri 3,5-4,5 dolar arasındadır. Bizimde 1.6 dolardan 3,4 dolarları yakalamamız için Fen Liselerinin olması lazım, iyi eğitim verilmesi lazım. Sonrada bizim Arge noktasında, İnovasyon noktasında ve ekosistem anlamında Türkiye’de gerektiği şartları oluşturmaya devam etmemiz gerekiyor” dedi.

Bakan Şimşek, lisenin ardından özel bir kolej ile İşkur’un düzenlediği, ‘Bin Genç, Bin İşveren İstihdam Buluşması Projesi’nin açılış törenlerine katıldı.

 

 

Devam

Dolar Kırmızı Eti Vurdu !!

Dolardaki rekor artışlar hayvancılık sektörünü de vurdu. Yükselen dolar kuruyla artan üretim maliyetleri nedeniyle karkas etin kilo fiyatı son 1 yılda yüzde 28.54, kuşbaşı etin fiyatı ise yüzde 33 arttı. Karkas etin kilo fiyatı Ocak ayında yerli üründe 21 lirayken, Mart ayında 22.50 liraya yükseldi. Buna göre bir önceki yıl 17.50 olan karkas et fiyatı yüzde 28.54 arttı.

Ocak ayında kıymanın kilo fiyatı kasaplarda 32, kuşbaşı etin fiyatı 36, bonfile etin fiyatı ise 48 liraydı. Ancak Mart ayında kıymanın fiyatı yüzde 34, kuşbaşı etin fiyatı 36, bonfilenin fiyatı ise 50 lira oldu.

Bir önceki yılın aynı döneminde kilosu 25 lira olan kıyma yüzde 28 artışla 32 liraya yükseldi. Aynı dönemde kilosu 27 lira olan kuşbaşı et yüzde 33 arttı. Mart 2014’de kilosu 39 lira olan bonfile etin fiyatı ise yüzde 28 arttı.

“ÜRETİCİNİN ELİNDE FİYATLAR YÜKSELMİYOR”

DHA’ya değerlendirmelerde bulunan Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin, et fiyatlarındaki yükselişin iki nedeni olduğuna vurgu yaparak, “Türkiye’de ağırlıklı olarak kırmızı et tüketiliyior” dedi ve ekledi:

“Ama burada büyük baş olarak addettiğimiz, sığır eti ve koyun eti var. Normal koşullarda son dönemde büyük baş hayvanda fiyatın yükseldiğini biliyoruz. Bu, yem fiyatlarındaki artıştan dolayı maliyetlere de yaşan bir yükselme. Koyun etinde sıkıntı görünmüyor. Sistemden kaynaklı bir durum. Hayvancılığa verilen destekler yeterli görünse de, üreticinin elinde fiyatlar yükselmiyor.”

Yetkin, karkas ette bir artışın söz konusu olduğunu ifade ederek, “Piyasa oyuncuları, büyük etleri alan, işleyen, piyasaya sürme noktasında ki duraklarda sıkıntı yaşanıyor. Piyasaya sürmeyerek suni fiyat artışları yapıldığını da görüyoruz. Ette sıkıntımız varmış gibi bir durum oluşturuluyor. Burada ithalat lobisinin de atağa geçtiğini görüyoruz” dedi ve ekledi:

“Et ve Süt kurumunun aracılığıyla besicilere hayvan verilerek bu ihtiyacın giderilmesi gerekir. Yine, Et ve Süt kurumunun aracıları kaldırması, piyasada ki boşlukları doldurucu önlemlerin alması gerekiyor. Tüketiciye gidene kadarki sürecin piyasayı regule edilerek düzenlemelerin yapılması söz konusu.”

DOLAR ETKİLEMEDİ
Et Üreticileri Birliği Derneği (ETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bılıkçı, geçen yıl Mart ayından bu yana kırmızı etin perakende fiyatında yüzde 24 artış olduğunu belirterek, “Besilik dana ithal ediliyor. Sıkı denetim söz konusu bu ithalatta. Sözleşmeli besiciliğe geçilerek fiyat istikrarı sağlanmak isteniyor. Bu sözleşmeli ithalat fiyatlara 5-6 içinde yansıyacak ve fiyatların düşmesini sağlayacaktır. Fiyatlarda bir artış yaşansa da en azında enflasyon oranında artacak” dedi.

Bılıkçı, yem Türkiye’de üretildiğini bu nedenle dolar artışının yeme fiyatlarına yansımadığını ve kırmızı et ithalatının da Avrupa’dan yapıldığı için dolardaki artışın kırmızı et sektörünü etkilemediğini ifade etti.

KIRMIZI ET FİYATLARI DÜNYADA DÜŞÜYOR
Dünya gıda fiyatları, Şubat ayındaki düşüş ile birlikte son 55 aylık dönemin en düşük düzeyine geriledi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda Fiyatları Endeksi, Şubat ayında yüzde 1.0 düşüşle 179.4 puana geriledi. Böylece, endeksteki yıllık düşüş de yüzde 14.0’ü buldu.

FAO’dan yapılan açıklamada, “Tahıl ve et ve özelikle de şeker fiyatları gerilerken, süt ve bitkisel yağ fiyatları yükseldi” denildi. FAO Süt ve Et Ürünleri Piyasaları Uzmanı Michael Griffin, küresel gıda fiyatlarının 2010 Temmuz ayından bu yana en düşük düzeye inmesindeki etkenleri arasında güçlü üretim koşulları ve doların güç kazanmasını gösterdi ve bu koşulların devam edeceğinin öngörüldüğünü vurguladı. Şubat’ta fiyatı geriliyen bir değir gıda ürünü de et oldu. FAO Et Fiyatları Endeksi yüzde 1.4 düşerek 187.4 puana geriledi. Uzun zamandır yüksek seyreden et fiyatlarındaki düşüşte ABD dolarının Brezilya ve Avustralya gibi üretici ülkelerin para birimleri karşısında yükselmesi etkili oldu.

Devam

Göcek ihalesi bugün yapılıyor

 

Sabah başlayan Akbük koyunun ihalesi sonuçlandı. İhaleyi 1 milyon 200 bin civarı bir rakama Fethiye’de de işletmeleri bulunan Hüseyin Gülen’in kazandığı öğrenildi. Taşyaka koyunun ise kapalı zarf usulü ihale bölümünün tamamlandığını açıklayan avukat Berna Ulutaş, “Mevcut işletmeciler burada da 360 bin yazmışlar ancak devre dışı kalmışlar. 400 bin ve üzeri veren üç işletmeci kalmış. Onlar da şu an açık arttırma ihale usulüne katılıyor” diye bilgi verdi.

Göcek’te 29 yıllığına işletmeye çıkarılan Akbük ve Taşyaka (Bedri Rahmi Koyu) koylarının bugün ihalesi yapılıyor. Dalaman Orman İşletme Müdürlüğü’ndeki ihale kapalı zarf usulü ile gerçekleştirilirken 30 kadar katılımcı olduğu öğrenildi. Çevrecilerin avukatları  Avukatlar Burak Erbay ve Berna Ulutaş, “300 kadar kişi burada koyların ihale yapılmasıyla ilgili tepki için bulunuyor. Kapalı zarf usulü ile gerçekleştirilen ihaleye 30 kadar katılım var. Ancak mevcut işletmecilerden biri elendi. Diğerleri de elenecek gibi görünüyor” dedi.

MEVCUT İŞLETMELER YOK

Avukat Berna Ulutaş Akbük, koyunun ihalesinin tamamlandığını söyleyerek, “Kapalı zarf usulü ile en yüksek rakamı veren son üçe kaldı. Bunların arasında mevcut işletmeler yok. Şimdi bu en yükseği veren üç işletme arttırmalı ihaleye katılacak” dedi.

Ulutaş ayrıca işletmecilerin 30 yıllık hikayesini ise şöyle anlattı: “32 yıl önce bu aileler küçük gözlemeci gibi ufak tefek yerler açmış buraya. 30 yıl önce Valilik, ‘Sizi ortaklaştırıyoruz’ demiş ve 4 koyu 4’er aileye vermiş. Toplam 16 aileyi bir işletmede birleştirmiş bir anlamda kooperatif gibi olmuşlar. Her koyda 4 aile işletmelerini çalıştırmış ama sonuçta 16’sı bir çatı altında toplanmış. Dalamanlı aileler ve Yörükler… Yıllardır ortaklar, bir işletme olarak devam ediyorlar. İl Özel İdare’ler varken sorunsuz 30 yıldır buraları işletmekteler. Ancak Özel İdare’ler kapanınca bu sorun da diğer yerlerdeki gibi ortaya çıktı. Çok fazla aileyi ilgilendiriyor çünkü bu bölgede çok fazla benzer koy var ve onlar da bu şekilde ihaleyle işletmeye verilecek.”

GÖCEK KOYLARI İÇİN DAVA AÇILIYOR

 

İçerde ihale devam ederken, polisin uyarısıyla yolun tek şeridini tekrar trafiğe açan çevreci ve köylülerin bekleyişi sürüyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Muğla’da “Göcek Koyları” olarak bilinen 1.93 hektar ormanlık alana sahip Bedri Rahmi (Taşyaka), 1.04 hektar ormanlık alanda yer alan Akbük, 1.14 hektar ormanlık alanı olan Göbün ve 1.18 hektar ormana sahip Küçük Sarsala koylarını kiralamak için ihale açtı.  

 İnternetten yapılan duyuruda, ihalede 29 yıllığına kiralacak koylardan Akbük için 110 bin, Bedri Rahmi için 90 bin, Göbün için 120 bin ve küçük Sarsala izin 80 bin liradan kapı açılacağı bildirildi. Söz konusu koylardan Bedri Rahmi ve Akbük’ün ihalesi, Dalaman Orman İşletme Müdürlüğü’nde bugün saat 10.00’da başladı. Kapalı zarf ve açık arttırma yöntemiyle yapılan ihaleye toplam 10 kişi ve firma teklif verdi. Teklif zarfının ağzı açık olduğu belirtilen bir firma ihaleye alınmadı.

 YOLU TRAFİĞE KAPATTILAR
Daha önceden 2-3 yıllığına işletmeye verilen koyların şimdi 29 yıllığına kiralanmak istenmesi ve iskele yapılma imkanı olmasına 200 kadar köylü, ve çevreci ihalenin yapılacağı Dalaman Orman İşletme Şefliği önünde toplanıp, tepki gösterdi. Gruba, bazı sivil toplum kuruluşları ile CHP ve MHP’nin Dalaman, Ortaca ve Köyceğiz ilçe başkanları ile milletvekili aday ve adayları destek verdi. Muğla’dan 100 kadar Çevikkuvvet ekibinin de katılımıyla geniş güvenlik önlemi alınırken, “Koylar halkındır”, “Uyuma Dalaman, bu son talan”, “Biz koruduk, biz koruyacağız”, “İhale değil, hile”, “Yeter artık beyler”, “Ekmeğimizle oynama” yazılı dövizler taşıyan grup, ihalenin yapıldığı binanın önünden geçip, Dalaman Havalimanı’na giden Gazi Bulvarı’ını trafiğe kapattı. 10 dakika kadar trafiğe kapalı kalan yolun tek şeridi, polisin uyarısı üzerine grup tarafından tekrar açıldı. Islıklı protestoda bulunup, “Susma sustukça sıra sana gelecek”, “Orman müdürü dışarı çık”, “Koyları vermeyeceğiz” sloganları da atan büyük bölümünü kadınların oluşturduğu grup, hepbir ağızdan “Ormancı” türküsünü söyledi. İçerde ihale, dışarda eylem devam ederken, çevre esnafı da ihaleyi protesto eden gruba, su dağıtarak destek verdi.

 

“SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”
Eylem katılan Küçük Sarsala Koyu’nda restoran işletmeciliği yapan 37 yaşındaki Hasan Kaba, “13 yaşından bu yana işletmeciliğe başladık. İlkel koşullar altında, güçlükle turistlere hizmet verdik. Yıllardır, buraya pek çok turist çektik. Zamanla işletmelerimizi daha modern hale getirdik. Ancak, şimdi elimizden almak istiyorlar. Bunun mücadelesini sonuna kadar verceğiz” dedi.
Köylülerden 78 yaşındaki Zeliha Yorulmaz da, çocuklarının koylarda işletmecilik yaptığını belirtip, “Evde hamur yoğurdum. Çocuklarım bunlardan yaptığım börek ve gözlemeleri turistlere sattı. O zaman bu zenginler neredeydi? Şimdi bu zenginler çocuklarımızın elinden işletmeleri, ekmek paralarını alacak. çocuklarımla beraber mücadeleye devam edeceğim. Cesedim çıkmadan kimse de işletmemizi elimizden alamaz” diye konuştu.
Göbün ve Küçük Sarsala Koyları’nın ihalesi ise yarın (Cuma) saat 16.00’da yapılacak.

‘YENİ TESİSLERİN YAPILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL’
Orman Genel Müdürlüğü, Muğla’nın büyükşehir olması, İl Özel İdaresinin kapanması ve tüzel kişiliğinin bitmesi dolayısıyla ilgili tesislerin Özel İdare tarafından Dalaman Orman İşletme Müdürlüğüne mayıs ayında devredildiği bildirdi.

Orman Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Dalaman ilçesindeki Göbün, Akbük, Taşkaya (Bedri Rahmi) ve Küçük Sarsala koylarında bazı gazetelerde yer aldığı gibi imara açılması, doğal ve tarihi yapıya zarar verebilecek tesislerin yapılmasının kesinlikle söz konusu olmadığı vurgulandı.

Bu alanlarda mevcut bulunan ve mevzuata uygun durumdaki kır gazinosu, tuvalet gibi tesislerin kullanılacağı, tamire ihtiyacı olanların onarılacağına dikkati çekilen açıklamada, ihtiyaç duyulması halinde Kıyı Kanunu ÖÇK, sit gibi mevzuat kapsamında uygun görüşler alınarak Mesire Yerleri Tebliğinde belirtilen kır gazinosu, büfe gibi vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayacak geçici ve günübirlik kullanıma yönelik tesislerin yapımına izin verileceği kaydedildi.

Dalaman Orman İşletme Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan Göcek’teki Taşyaka, Küçük Sarsala, Akbük ve Göbün koylarında kaçak faaliyetlerin ve yapılanmanın önüne geçmek amacıyla 1995 yılında ilgili bakanlıklar arasında yapılan protokolle ve ilgili yerlerden alınan olurla yat mola noktası tesis edildiği anlatılan açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

 “Muğla’nın büyükşehir olması, İl Özel İdaresinin kapanması ve tüzel kişiliğinin bitmesi dolayısıyla ilgili tesisler Özel İdare tarafından Dalaman Orman İşletme Müdürlüğüne mayıs ayında devredilmiştir. Söz konusu yerler devlet ormanı olup, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Orman Genel Müdürlüğünce günübirlik mesire yeri olarak tescil edilmiştir. Söz konusu alanların mesire yeri olarak üçüncü şahıslara kiralanması, Mesire Yerleri Yönetmeliği uyarınca 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre ihale yoluyla yapılabildiğinden ihale hazırlığı gayet şeffaf şekilde bu kapsamda yapılmıştır.”
     

Devam

Temel Düzey Finansal Kurumlar Uzmanlık Sertifika Programı

Finansal Kurumlar Birliği ile Marmara Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (MUSEM) arasında imzalanan protokolle hayata geçirilen ‘Temel Düzey Finansal Kurumlar Uzmanlık Sertifika Programı’ ilk mezunlarını verdi.
Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulu öğretim üyeleri ile birlikte eğitim tecrübesi bulunan profesyoneller tarafından 17 Aralık 2014 – 17 Şubat 2015 tarihleri arasında 20 gün süren periyotlar halinde verilen eğitim programı neticesinde üç ayrı sektörde programa katılan 17 öğrenci sertifikalarını aldı.

18 Mart 2015, Çarşamba günü Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulunda düzenlenen mezuniyet törenine MÜSEM Müdürü Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, Marmara Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Mehmet ERSOY ve Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Erişah ARICAN da katıldı. Programa ilişkin değerlendirmelerde bulunan FKB Başkanı Osman Zeki Özger, Birlik olarak bankacılık dışı finans kesiminde çalışan kalitesinin artırılması yönünde hayata geçirilen sertifika programının iş dünyasına önemli katkılar sağladığını vurguladı. Sertifika Töreninde Özger şöyle devam etti; “Geçtiğimiz yıl Aralık ayında güzide eğitim kurumumuz Marmara Üniversitesi işbirliğinde finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri sektörlerini her yönüyle kapsayan programımızı başlatmış ve kamuoyu ile paylaşmıştık. Bugün sertifika eğitiminde yer alan tüm katılımcılarımız programı başarıyla tamamlayarak sertifikalarını almaya hak kazandılar. Eğitim programımız ile katılımcılar her üç sektörün duayenleri tarafından mali piyasa, hukuk ve sektörel ürünler hakkında bilgi sahibi olmuş, donanımlı bir altyapıya kavuşarak kendilerine olan güvenlerini ve verimliliklerini artırmışlardır. Programımızı başarıyla bitirerek sertifikalarını alan tüm katılımcılarımızı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum”.

MÜSEM Müdürü Prof. Dr. Ahmet Yılmaz da iş dünyası ve özellikle finans sektörü ile olan ilişkilere stratejik önem verdiklerini vurgulayarak, eğitimlerini başarıyla tamamlayıp sertifika almaya hak kazanan katılımcıları kutladı.

FKB bu tip sektör çalışanlarına yönelik eğitimlerin dışında Finansal Tüketicinin Korunması Eylem Planı içerisinde görev üstlenen kurumlardan biri olarak;  10’uncu Kalkınma Planı çerçevesinde Başbakanlık Genelgesi ile başlatılan ve Sermaye Piyasası Kurulu koordinasyonunda yürütülen Finansal Erişim, Finansal Eğitim, Finansal Tüketicinin Korunması Stratejisi ve Eylem Planları’na, özellikle KOBİ’ler için, Türkiye’de finansal okur yazarlığın artırılması amacıyla yapılacak her türlü çalışma ve eylem planlarının içinde gönüllü olarak yer almayı da hedefliyor.

 

Devam

Gelir vergisi beyanında son haftaya girildi

Zira beyan edilmeyen gelirler için zamanaşımı süresi beş yıl ve Maliye yıllar sonra beyan edilmeyen geliri tespit ettiğinde vergiyi, bir kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte istiyor.
Beyan edilmeyen gelirin tespiti de artık eskisi gibi zor değil. Maliye, beyan edilmesi gereken geliri çeşitli kaynaklardan kolayca tespit edebiliyor. Bu nedenle riske girmeye gerek yok…
2014 yılında çeşitli kaynaklardan elde ettiğiniz gelirleri tekrar gözden geçirip, gerekiyorsa beyannamenizi vermenizde yarar var. Hangi gelirlerin beyan edilmesi gerekiyor?

GAYRİMENKUL GELİRLERİ

-3 bin 300 liralık istisna tutarını aşması halinde konut kira gelirleri,
-27 bin lirayı aşması halinde stopaja (vergi kesintisine) tabi tutulmuş işyeri kira gelirleri,
-Hem konut hem de işyeri kira geliri elde edilmiş olması ve 3 bin 300 lirayı aşan konut kira geliri ile işyeri kira geliri toplamının 27 bin lirayı aşması halinde, konut kira geliri ile 27 bin lirayı aşmayan işyeri kira gelirleri,
-1.400 lirayı aşması halinde stopaja (vergi kesintisine) tabi olmayan işyeri kira gelirleri,
-Eş, çocuk, ana, baba, kardeş ya da başkalarına bedelsiz olarak tahsis edilen işyerlerinin emsal kira bedeli tutarındaki işyeri kira gelirleri,
-Eş, çocuk, ana, baba, kardeş, büyükanne ve büyükbaba dışındaki kişilere bedelsiz olarak tahsis edilen konutların emsal kira bedeli tutarındaki konut kira gelirleri,
-9 bin 700 lirayı aşması halinde, iktisap (edinme) tarihinden itibaren 5 yıl içinde satılan gayrimenkulün satışından elde edilen değer artış kazançları.

DEVLET TAHVİLİ VE EUROBOND GELİRLERİ

-21 bin lirayı aşması halinde 1 Ocak 2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvillerinden elde edilen alım satım kazançları,
-27 bin lirayı aşması halinde 1 Ocak 2006 tarihinden önce ihraç edilen dövize, altına veya başka bir değere endeksli Devlet tahvillerinden elde edilen faiz gelirleri,
-21 bin lirayı aşması halinde 1 Ocak 2006 tarihinden önce ihraç edilen eurobondlardan elde edilen alım satım kazançları,
-Tutarı ne olursa olsun, 1 Ocak 2006 tarihinden sonra ihraç edilen eurobondların alım satım kazançları,
-İhraç tarihine bağlı olmaksızın, 27 bin lirayı aşması halinde eurobond faiz gelirleri.

ORTAKLIK PAYI VE HİSSE SATIŞLARI

-9 bin 700 lirayı aşması halinde hisse senedi ve ilmühaber bastırılmamış anonim şirket hissesi satış kazançları ile limited şirket ortaklık payı satış kazançları,
-Tutarı ne olursa olsun, iki yıldan az süreyle elde tutulmuş olan hisse senedi veya ilmühabere bağlı, borsada işlem görmeyen anonim şirket hissesi satış kazançları.

TEMETTÜ VE KÂR PAYLARI

-Stopaj (vergi kesintisi) öncesi tutarı 54 bin lirayı aşması halinde anonim şirket temettü gelirleri ile limited şirket kâr payı gelirleri.

ÜCRET GELİRLERİ

-Birden fazla işverenden ücret alanların, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerin 27 bin lirayı aşması halinde, ilk işverenden alınan ücret de dahil olmak üzere ücret gelirlerinin tamamı,
-Tutarı ne olursa olsun stopaja (vergi kesintisine) tabi tutulmamış olan ücret gelirleri,
-Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellef işverenlerin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödemiş oldukları ücretler hariç olmak üzere, yabancı ülkelerde bulunan işverenlerden alınan ve stopaj yoluyla vergilendirilmemiş olan ücretler,
-Yabancı ülkelerin Türkiye’de bulunan elçilik ve konsolosluklarında çalışan ve karşılıklılık anlaşması bulunmadığı için ücret istisnasından yararlanamayan Türk uyruklu çalışanların ücretleri.

DİĞER GELİRLER

1.400 lirayı aşması halinde;
-Off-shore ve yabancı ülke bankalarındaki hesaplardan elde edilen faiz gelirleri,
-Alacak faizi gelirleri,
-Tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul sermaye iratları ile gayrimenkul sermaye iratları,
Tutarına ve vergi kesintisine tabi tutulmuş olup olmadığına bakılmaksızın yurtdışından elde edilen tüm gelirler.

Devam

İstanbul’a 2 bin 200 sosyal konut yolda

Geçtiğimiz aylarda İstanbul Hadımköy’de satışa sundukları 1100 konuta 82 bin başvuru geldiğini belirten KİPTAŞ Genel Müdürü İsmet Yıldırım, “Arsa maliyetleri nedeniyle özel sektör sosyal konut üretemiyor. Bu rolü TOKİ ve KİPTAŞ üstleniyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş 10 bin sosyal konut hedefini açıklamıştı. 1100’ünü satışa çıktık. Şimdi 2 bin 200 konutu İstanbul Avrupa yakasında satışa sunacağız” dedi. İstanbul’da memurlara özel bir konut projesi de planladıklarını belirten Yıldırım,  her iki projenin detaylarını 2 ay içinde açıklayacaklarını söyledi. Bugüne kadar 71 bin konut ürettiklerini dile getiren Yıldırım, kentsel dönüşüm kapsamında yeni araziler geliştirerek üretime devam edeceklerini kaydetti.

SON ETAP SATIŞTA

İstanbul Bahçeşehir’de inşası devam eden 4 bin konutluk Vaditepe gayrimenkul projesinde üçüncü ve son etabı satışa çıkardıklarını belirten Yıldırım, ilk etabında 2 bin 300, ikinci etabında 1100 konut yer alan projenin son etabında 357 konut ve 52 ticari ünite yer aldığını dile getirdi. Projenin 15 kişiye ev sahipliği yapacağını belirten Yıldırım, “Projede ilk etapta satışı bekleyen yaklaşık 700 daire var. Daha uygun fiyatla satışa çıkan ikinci etabın tamamı satıldı. Yeni satışa çıkan etapta ise metrekare satış  fiyatı KDV dahil 4 bin lira” dedi. Projede konutun yanı sıra, okul, cami yurt alanı ve yeşil alanlar da olacağını belirten Yıldırım, yeni metro hatları ile ulaşım sorununun çözüleceğini ifade etti. KİPTAŞ’ın 8 yıl önce satın aldığı arsada projeyi hayata geçiren Binres İnşaat’ın Genel Müdürü Mertcan Alioğlu ise Vaditepe’nin yeni etabında büyüklükleri 69 ile 234 metrekare arasında değişen konutlara yer vereceklerini söyledi. Özgüven Mimarlık imzası taşıyan projenin son etabında teslimler Eylül 2017’de yapılacak.

 

Devam