Başçı bıraksın isteniyor

 “Vatanı satmak yüksek faizle kötü yönetimle emeği heba etmekle olur” sözüyle. Baskı arttıkça piyasadaki dolar kuru 2.5274’e, uzun vadeli faiz de yüzde 8.68’e çıktı. Gerçekten de siyasi zirvedeki kötü yönetim, uzun vadeli faizleri yükseltti; bir çuval inciri berbat etti. Erdem Başçı’nın rahatsız olduğunu yazmıştım. Dün “İstifa konusunda net bir yanıt alabilir miyiz?” sorusuna yanıtı yine dolaylı oldu, ortada bıraktı: “Kamu görevi verildiği sürece yapılır ve en iyi şekilde yapılır. Sağlığımız elverdiği şekilde bu görevin gereklerini yerine getirmeye devam edeceğiz”. Ne yazık ki ‘kör gözüm parmağına’ bu açıklamalar ekonomide ağır bir hasara yol açıyor. Belli ki rahatsız olan Başçı’nın bırakması isteniyor. Fazlasıyla yıpratılan Erdem Başçı’nın artık o koltukta oturması çok zor hale geldi.

Devam

Sanayide istihdam rakamları açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), IV. Çeyrek (Ekim-Aralık), 2014 ‘Sanayi İşgücü Girdi Endeksleri’ni açıkladı. Buna göre; mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi istihdam endeksi 2014 yılı IV. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,5 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi istihdam endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,5 artarken, 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,7 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayide çalışılan saat endeksi 2014 yılı IV. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,5 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış sanayide çalışılan saat endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,8 artarken, 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayide brüt ücret – maaş endeksi 2014 yılı IV. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 3,2 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış sanayide brüt ücret – maaş endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 14,6 artarken, 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 15,5 arttı.

 

Devam

Hükümetten ilk faiz açıklaması

Başbakan, “Beklentimizin daha fazla indirim olması faizin düşme trendi içinde olması olumludur” dedi. Süleyman Şah Türbesi’nin taşınmasıyla ilgili olarak da konuşan Davutoğlu, ” Türkiye’yi kimse dolaylı ya da doğrudan tehdit edemez. Uluslararası hakkımızı kullandık. Bunun tartışılacak bir tarafı yoktur. Bunun için Birleşmiş Milletler’e de bildirimimizi yaptık. Eşme’de türbe ve çevresi artık Türk toprağıdır. Suriye rejimi şu anda Karakozak’ta yoktur. Öncelikle rejimin sorması gereken, “Niye biz kendi ülkemizi kontrol edemiyoruz” olmalıdır. Savaş nidaları atmak yerine bunu sormalıdır. Muhatap olarak aldığımız Suriye Ulusal Koalisyonu’na bildirimde bulunduk” diye konuştu.

Devam

İşsiz bekleyen 1 milyon 735 bin 892 kişilik boş kadro var

TÜRKİYE’de işsizlik yüzde 10.7 ile oldukça yüksek ama bazı alanlarda işçi bulmakta zorlanılıyor. Türkiye İş Kurumu’nun (İşkur) verilerine göre tam 1 milyon 735 bin 892 kadro işsizleri bekliyor. En fazla aranan 51 bin kişiyle satış danışmanlığı. İkincilik ise 48 bin kişi ile güvenlik görevlisi. Eğer dikiş makinecisiyseniz de 41 bin boş kadro sizi bekliyor. İşkur işverenlerden ihtiyaç duydukları eleman sayılarını alıyor ve mesleklere göre kendisine başvuran işsizleri bu işlere yönlendiriyor. Son verilere göre işverenlerin ihtiyaç duyduğu 1 milyon 735 bin 892 kişi var. Buna açık iş adı veriliyor. 1.7 milyon açık işin tam 741 bini ise yani yüzde 43’ü nitelik gerektirmeyen işler. ‘Her işi yaparım’cılar için 741 bin açık kadro var. Ancak bu kadrolar niteliksiz eleman aradığı için hem zor doluyor hem de sirkülasyon oldukça fazla oluyor.

GARSONA İŞ ÇOK

Türkiye’de istihdamın yüzde 20’si tarım, yüzde 20.4’ü sanayi, yüzde 7.6’sı inşaat, yüzde 52’si ise hizmetler sektöründe yer alıyor. Bu durum en fazla istihdamın hizmet sektöründe olduğunu gösteriyor. İşverenlerin taleplerinde de tablo değişmiyor. En fazla hizmet sektöründe istihdam edilmek üzere işçi aranıyor. Bunların başında ise satış danışmanlığı geliyor. İşkur verilerine göre 51 bin satış danışmanı aranıyor. Ardından 48 bin kişi ile güvenlik görevlileri, 41 bin kişi ile dikiş makinecisi aranıyor.  Büro memurları da revaçta tam 38.9 bin kişilik iş onları bekliyor. Garsonlara 38.2 bin kişilik boş kadro var. Çağrı merkezlerinde çalışmak isteyenler, 35.9 bin kişi aranıyor.

SANAYİDE İHTİYAÇ 603 BİN KİŞİ

SANAYİ sektörü hizmet sektörü kadar istihdamda öne çıkamasa da tam 603 bin 627 kişilik boş kadrosu bulunuyor. Bu açık işlerde karşımıza yine dikiş makinecisi çıkıyor. Ardınan 12 bin 842 kişinin arandığı kaynakçılık geliyor. Makine kullanabilen işçiler şanslı diğer imalatta istihdam edilmek üzere 10 bin 798 kişiye ihtiyaç var. İnşaatta istihdam edilmek üzere ise 89 bin 328 kişi aranıyor. En çok ihtiyaç duyulan ise 2 bin 754 kişi ile elektrikçiler. İnşaatta 46 bin 676 kişilik boş kadro ise niteliksiz işçileri bekliyor.  Madenlerde istihdam edilmek üzere 3 bin 152 madenciye ihtiyaç var.

İŞSİZLİK 4 YILIN ZİRVESİNDE

Türkiye’de işsiz sayısı 1 yılda tam 602 bin kişi arttı. Bu yaklaşık her gün bin 649 kişinin işsiz kaldığının göstergesi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mevsim etkilerinden arındırılmış verilerine göre Kasım 2014’te işsizlik oranı yüzde 10.7’ye fırladı. İşsiz sayısı ise 3 milyon 120 bine çıktı. Bu rakamlar işsizlik oranının Ekim 2010’dan beri en yüksek seviyeye ulaştığını işsiz sayısının ise Ağustos 2009’dan sonraki en yüksek rakam olduğunu gösteriyor. Büyüme düşük, işgücüne katılım yüksek, istihdam durgun olunca işsiz sayısı da 3 milyon 120 bin ile kriz dönemine geri döndü. İstihdamda en büyük kan kaybını sanayi sektörü yaşadı. Kasım 2014’te ekime göre 80 bin kişinin işsiz kaldığı sanayide, üretim verileri işsiz artışının süreceğinin habercisi. Hizmet sektöründe ise bir ayda 50 bin yeni istihdam sağlanırken inşaatta bu rakam 46 bin oldu. Tarımda ise 14 bin yeni istihdam yaratıldı. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı yüzde 19.9 olurken, 15-64 yaş grubunda bu oran yüzde 10.9 olarak gerçekleşti.

Devam

İş Bankası hisseleri yüzde 3 düştü

İş Bankası hisseleri 10:43 itibariyle yüzde 3.22 düşüşle 6.32 liradan işlem görürken, BIST-100 endeksi yüzde 0.48 ekside.

HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATIYOR

19 Şubat Perşembe tarihinde bazı gazetelerde çıkan İş Bankası’yla ilgili olarak bazı para transferlerine karıştığı haberleri hakkında İş Bankası hukuki süreci başlatacağını açıklamıştı.

‘YASAL SÜRECİ BAŞLATTIK’

İş Bankası konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama da yaptı. Banka ile ilgili iddiaların yer aldığı gazeteler ile ilgili hukuki sürecin başlatıldığı bilgisine yer verilen açıklamada şöyle denildi: Bankamızın yasalara, mevzuata ve köklü etik anlayışına aykırı herhangi bir işleme taraf olması kesinlikle söz konusu değildir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün inisiyatifiyle 1924 yılında kurulduğundan bu yana halka açık bir şirket olan Türkiye İş Bankası, bugün Munzam Sandığı aracılığıyla çalışanlarının ve emeklilerinin ortak olduğu, ülkemizde benzeri olmayan bir ortaklık yapısına sahiptir. Bankamızın ortaklık yapısında İş Bankası Munzam Sandık Vakfı % 40,15 hisseye sahiptir, halka açık pay %31,76 oranındadır, kalan %28,09 oranındaki Atatürk hisseleri ise Cumhuriyet Halk Partisi tarafından temsil edilmektedir. Atatürk’ün vasiyeti çerçevesinde mülkiyeti Cumhuriyet Halk Partisi’ne ait olan bu hisselere ilişkin temettü geliri Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na bırakılmış olup, temettü ödemeleri Bankamız Ana Sözleşmesi ve yasal mevzuat çerçevesinde yapılmaktadır. Türkiye İş Bankası faaliyetlerini hukuka, yasal mevzuata, ahlaka ve milli değerlere uygun şekilde yerine getiren köklü bir kurumdur. Bu tür haber, iddia ve yorumlara itibar edilmemesini, söz konusu yayın kuruluşları hakkında Bankamızca hukuki süreç başlatıldığını kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.”

HÜKÜMETTEN İLK AÇIKLAMA

Öte yandan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci İş Bankası’yla ilgili olarak, “Türkiye’de ekonomi hayali kişilerin söyledikleriyle yönetilemez. İş Bankası hayali söylemler ile yıpratılmayacak kadar önemlidir” diye konuştu.

Devam

AYM’den İş Bankası’na iyi haber

AYM, vergi cezasının bankaya tazminat olarak geri ödenmesine oybirliği ile hükmetti. AYM, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında ise hukuki yarar görmedi. AYM, bunun yerine bankadan tahsil edilen net 39 bin 378,20 TL verginin tahsil tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tazminat olarak geri ödenmesine hükmetti.

İŞ BANKASI’NDAN VERGİ CEZASINA BİREYSEL BAŞVURU

Türkiye İş Bankası AŞ Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı’na, İş Bankası’nın yaptığı katkı payı ödemelerinin, vergi müfettişlerince 2007’de yapılan vergi incelemesi sonucunda ücret olarak değerlendirilmesi sonucu bankaya vergi kaybı nedeniyle ceza kesildi. Banka, bu cezaya karşı açtığı davalar reddedilince, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla AYM’ye başvurdu. AYM Genel Kurulu da bankanın bireysel başvurusunu görüştü ve 12 Kasım 2014’te kabul etti. Yeni AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın da altında imzası bulunan ve dünkü Resmi Gazet’de yayımlanan kararda, bu ödemelerin ücret olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi. Vergi cezasını ihlal sayan kararda özetle şöyle denildi:

MÜLKİYET HAKKI İHLAL EDİLDİ

“Başvuru konusu vergilendirme işleminin ilişkin olduğu vergilendirme dönemi (2007 yılı) itibariyle, Anayasa’nın 73/3 fıkrasında yer alan verginin kanuniliği ilkesi gereği, kanuni düzeyde sağlanması gereken öngörülebilirliğin sağlanamadığı, kanun hükümlerindeki öngörülemezliğin kanun altı idari uygulamalar ve düzenlemeler veya yargısal içtihatlarla giderilemediği, bu durumda başvurucu tarafından 2007 yılında Vakfa ödenen katkı paylarının ücret sayılarak vergilendirilmesine ilişkin işlemlerin, öngörülebilir kanuni dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından, vergi asılları bakımından varılan sonuç dolayısıyla vergi cezaları bakımından ayrıca değerlendirme yapılmasına gerek görülmeyerek, Vakfa yaptığı katkı payı ödemeleri üzerinden vergi ve ceza tahsil edilmesi nedeniyle başvurucunun, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesi gerekmektedir.

VERGİ CEZASI KADAR TAZMİNAT ÖDENMELİ

Başvurucu, hukuka aykırı bir şekilde vergi tarh edilmesi ve ceza kesilmesi dolayısıyla Anayasa’nın 35. maddesinde yer alan mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin tespiti ile yeniden yargılama yapılması veya tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur. Adalet Bakanlığı görüşünde, başvurucunun tazminat talepleri konusunda değerlendirme yapılmamıştır. Başvurucu hakkında yürütülen vergi incelemesi sonunda, 2007 yılı için gelir vergisi ve damga vergisi tarh edilerek vergi cezaları kesilmiş, bunlar ihbarname ile başvurucuya tebliğ edilmiş ve net 39.378,20 TL tutarındaki vergi, gecikme faizi ve cezalar başvurucu tarafından ödenmiştir. Söz konusu verilendirme işlemleri dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği tespit edilmiş olup başvurucunun kişisel yararı göz önünde bulundurulduğunda başvurucu açısından yalnızca ihlalin tespitiyle giderilemeyecek olan maddi zararın bulunduğu anlaşıldığından, başvurucu tarafından ödenen vergi, gecikme faizi ve cezalar miktarınca tazminatın başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.”

oarmutcu@hurriyet.com.tr

 

Devam

Fransa’dan iş dünyasına vize müjdesi

MÜSİAD’la imzalanacak vize kolaylaştırma anlaşmasını imzalamak ve Türk işadamlarıyla temaslarda bulunmak amacıyla İstanbul’a gelen Matthias Fekl, kötü hava koşulları nedeniyle programının büyük bölümünü iptal etmek zorunda kaldı. Özel sektör temsilcileriyle Atatürk Havalimanı’nda görüşen Fekl, Fransa ve Türkiye arasındaki son dönemde yaşanan ekonomik ve ticari gelişmelere dair Hürriyet’in sorularını yanıtladı :

TİCARET HACMİNDE HEDEF 20 MİLYAR EURO
Cumhurbaşkanımız Hollande ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkelerimiz arasındaki ikili ticaret hacmimizi 20 milyar euro düzeyine çıkarmayı hedefliyor. Bunu başarabilmemiz için, tüm enerjimizi seferber etmeliyiz. Benim ziyaretimin amacı da,  öncelikle ikili ekonomik ilişkilerimizin önde gelen özel sektör oyuncuları ile buluşmak ve KOBİ’lerimizi bunda böyle daha sıkı bir şekilde birlikte çalışmak konusunda cesaretlendirmek.

VİZE KOLAYLIĞI GELECEK
Cumhurbaşkanımız Hollande’ın Türkiye ziyareti sırasında, MÜSİAD ile Küçük ve Orta Ölçekli Şirket İşverenleri Genel Konfederasyonu (CGPME) arasında bir işbirliği anlaşması imzalanmıştı. Şimdi bizim MÜSİAD’la imzalayacağımız anlaşma sayesinde, Fransız pazarını daha iyi tanımayı arzu eden veya birlikte dünyanın diğer bölgelerindeki yeni pazarların keşfine çıkmak üzere Fransız şirketlerle ortaklık kurmak isteyen Türk KOBİ yöneticilerine, daha kolay ve daha uzun süreli vizeler verilmesi mümkün olacak.

EKONOMİK İLİŞKİMİZ İSTENİLEN DÜZEYDE DEĞİL
Ekonomi alanında ilişkimiz, ülkelerimizi yaklaşık 500 yıldır bir araya getiren potansiyelin ve sahip olduğu dostluk ve müttefik geleneğinin düzeyinde değil.
Fransa’nın AB ve İsviçre dışındaki en büyük beşinci pazarını oluşturması itibariyle, Türkiye, 2013 yılı rakamlarına göre 6,2 milyar euro ihracat ve 6 milyar euro ithalatla zaten hali hazırda Fransa’nın en önemli ticari ortaklarından biri konumunda. İtiraf etmemiz gerekir ki, bundan çok daha iyisini yapabiliriz. Türkiye’nin G20’ye ve Fransa’nın da COP 21’e başkanlık ettiği bir dönemde, bu işbirliğinin kendini ifade edebileceği alan, Fransız uzmanlığının dünyaca kabul gördüğü birçok alandan biri olan, şehirlerde enerji verimliliği sorunu başta olmak üzere, şüphesiz, “daha iyi bir şehir hayatı” olmalıdır.

2014’TE 1 MİLYONDAN FAZLA FRANSIZ TURİST, TÜRKİYE’Yi SEÇTİ

“Türkiye, Fransızlar tarafından en çok tercih edilen turistik destinasyonlar arasındaki yerini koruyor. 2014 yılında bir milyonun üzerinde Fransız turistin Türkiye’yi ziyaret etmesiyle, Fransa, Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkeler sıralamasında sekizinci sırada yer aldı. 2013 yılındaysa, 140 000 Türk turist Fransa’yı ziyaret etti. Bu sayı, ülkelerimiz arasında süregelen karşılıklı alışverişlerin potansiyeliyle kesinlikle örtüşmüyor. Bu sebeple, Fransa’ya gelecek Türk turist sayısını kayda değer ölçüde arttırmak adına bir dizi girişimde bulunma kararı aldık. Bunlar arasında, Türklerin Fransa’ya gelişlerinde karşılanma koşullarının geliştirilmesi, Türk turistlerin seyahat aşamalarının, özellikle de zaten son derece düşük reddedilme oranı sergileyen vize alım süreçlerinin, daha uzun geçerlik süreli vizeler verilebilecek şekilde, mümkün olduğunca kolaylaştırılmasını sayabiliriz.

FRANSIZ YEMEK KÜLTÜRÜNÜ TÜRKLERE TANITACAĞIZ

Fransa’nın Türk halkına daha iyi tanıtılması amacıyla tanıtım kampanyaları yapıyoruz. 19 Mart’ta İstanbul ve Ankara’da birçok restoranın da katılacağı ve Fransız tarzı yemek kültürünün tanıtımını içeren “Good France / Goût de France”  adlı bir etkinlik düzenleyeceğiz. Tüm dünyadan 1500 şef katılacak ve o gün müşterilerine Fransız usulü bir menü sunacaklar. Fransız Sarayı’nda diplomatik gastronomi temalı büyük bir akşam yemeği de verilecek.

iyezdani@hurriyet.com.tr

 

 

Devam

Bedelli Askerlik paraları savunmaya gidecek

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 203 bin 824 kişinin bedelli askerlik imkanından yararlandığını ve bunun için 3 milyar 668 milyon 832 bin lira bedel ödendiğini belirtmiş, söz konusu paranın doğrudan Savunma Sanayi Destekleme Fonu’na gönderileceğini ifade etmişti.

Konuya ilişkin sorularını yanıtlayan “Modern Hava ve Kara Sistemleri Ansiklopedileri”nin de yazarı olan Atalan, söz konusu paranın savunma sanayi için çok büyük olmasa da ciddi rakam olduğunu söyledi. Bu parayla onlarca uçak, helikopter veya tank alınabileceğini dile getiren Atalan, daha da önemlisi, söz konusu miktarla bir çok önemli projenin başlatılabileceğini anlattı.

Bedelli askerlik başvurularından tahsil edilen parayla yaklaşık 100 modern tank veya 25 F-16 uçağı veya 15 F-35 uçağının alınabileceğini belirten Atalan, şunları kaydetti:

“Aynı şekilde, bu parayla 70 civarında Sikorsky helikopter de alınabilir ama bence daha önemli olan bu para, Türk savunma sanayinde büyük projelerin hayata geçirilebilmesi için önemli bir kaynak olacak. Örneğin; Altay tankı gibi 3 proje, Atak helikopteri gibi bir proje, MİLGEM gibi 5-6 projenin finansmanı bu parayla sağlanabilir. Türkiye’nin 2023 yılı hedefleri kapsamında bir savaş uçağı üretme projesi var. Eldeki paranın uzun vadeli getirisini de hesaba kattığımızda, bu kaynakla bir savaş uçağının geliştirilmesi için gereken meblağ sağlanmış olur. Bu projeler, aynı zamanda savunma sanayi alanında Türkiye’yi geleceğe taşıyacak projelerdir.”

 

Devam